-Niyetin salih ise,bu evren sana hizmet etmeye mecburdur.Çünkü nankörlük iblisin vasfıdır.Evreni yaratanın değil.
Her gerçek içinde iki şey barındırır,biri hayranlık diğeri düşmanlık.
Ey yürüyenler
Eğreti sözcükler arasında!
Sizden kılıç - Bizden kan
Sizden çelik ve ateş - Bizden can
Sizden yeni bir tank - Bizden taş
Sizden gaz bombası - Bizden yağmur
Bizim üstümüzde de aynı gök, aynı hava
Kanımızdan alın hissenizi, çekip gidin
Danslı yemekli bir akşam partisine gidin
Bize düşen korumaktır şehitler gülünü
Bize düşen yaşamaktır dileğimizce
Buradayız, çakıllarla gölgeler arasında bir yer,
bir sesin yeri, özgürlüğün yeri belki de
Attan yuvarlanan, çandan ya da ezandan çıkan
herhangi bir yere ait bir yer...
Buradayız. Yakındır bu kuşatmayı delmemiz.
Yakındır bulutları kurtarmamız
Ve yürümemiz özbenliğimize. Buradayız, şuracıkta
otuz kapışıyız bir rüzgârın, otuz “idi”...
Bizi görmeyi, tanımayı, duymayı öğreteceğiz size,
rahatça kanımıza dokunmayı,
Size öğreteceğiz barışımızı.
Buradayız, ta içimizde bir ağustos göğü,
bir mayıs denizi, bir kısrağın özgürlüğü.
Ve sordum: “Şarap içmez misiniz?” Dediler ^ki, “İçeriz.'^
“Ne zaman kurşun sıkacaksınız kafama?” Dediler ki, Hele dur!
Kadehleri dizdiler ve türküler söylediler halk için. “Ne zaman
dedim, “Ne zaman başlayacaksınız beni öldürmeye?" Dediler ki,
“Başladık bile...
“Ölümün nasıl olsun?” “Çatıdan geçen yıldızlar gibi masmavi..."
Tanıyamadılar beni... Ah! Ne olur bırakma
Avuçlarımı güneşsiz
Çünkü ağaçlar
Tanır beni
Tanır beni tüm yağmur türküleri
Bırakma beni
Ay gibi yan karanlık...
Uzaklardaki havaalanının kapısına kadar
Avuçlarımı izleyen tüm kuşlar
Tüm buğday tarlaları
Tüm zindanlar
Tüm beyaz gömütler
Tüm sınırlar
Sallanan tüm mendiller
Tüm gözler
Benim yanımdaydı ama onlar
Tümünü sildiler pasaportumdan