Her zaman sormuşumdur kendime: İnsanın herkesi , bütün yakınlarını sevmesi olacak şey midir? Elbette hayır , doğal da değildir bu. Kişinin insanlara duyduğu soyut sevgi genellikle yalnızca kendine duyduğu sevgidir.
Rüyanızın aptallığına gülersiniz, ama aynı zamanda bu saçmalıkların bir araya geldiğinde bir düşünce, artık basbayağı gerçek bir düşünce oluşturduğu, bu düşüncenin de sizin gerçek yaşamınıza ait, gayet sahici, kalbinizde her an yaşayan bir düşünce olduğunu da hissedersiniz...
Belki ıstıraptan da aynı derecede hoşlanıyordur? Hatta ıstırabın saadet kadar faydalı olması da mümkündür, insanın sırasında acıyı ihtirasa varan derecede sevdiği bir gerçektir.
Allen Carr yıllar boyunca sigara içti, sonra bir kliniğe gittiğinde ona kendisinin bağımlı olduğu için sigara içtiği söylendi. Allen o an şok oldu. Bağımlı olması demek keyif ve desteğin olmaması demekti. Bütün bunların bir efsane olması demekti. Allen bunu fark ettiği an, son kez sigarasını içti ve bir daha sigara içme arzusuna karşı koymak yerine böyle bir arzu hissetmemeye başladı. Bu yöntemi genişletip dünya çapındaki kliniklerini açtı ve milyonlarca insanın kurtulmasına yardım etti. Yöntem kesinlikle reklam yapmaz. İsmini duymama ihtimaliniz yüksek. Zira buradaki kitabı bile yeterince okunmamış, oysa bazı insanlar bu yöntemle bıraktıklarında o kadar minnete geliyor ki gidip çocuğunun adını “Emre” koyuyor (Allen Carr Türkiye kurucusu).
Ben bir sigara bağımlısı değilim. O halde neden bu kitabı okuyorum? Bu sorunun cevabını açıklamadan önce kendimize özgür diyen bağımlı beyinlerimizi bir sorgulayalım. Telefon, insan, uyuşturucu, alkol, sevgi, gösteriş… Bağımlılıklar denince akla hep maddeler gelir. Doğa ve insanlar…İnsan olarak birçok şeye bağımlıyız. Yoksunluk çekmeler, onsuz yaşayamamalar, fiziksel hisler, telefon elinden alındığında ağlayan bir çocuk, sosyal medyaya girmeden duramayan bir kız, kibrini tatmin etmeden rahat edemeyen bir çalışan… Hepimiz bir şeylere bağlıyız ama bu bir seçimdir. Ama bağımlı olmak! Bu bir seçim değil, bir tuzaktır. Sosyal medyada, şekerde, ünlülerde ve nicelerin de…
Ahmet Tanpınar; “İnsanoğlu insanoğlunun cehennemidir.” der.
Sigaraya kimse istediği için başlamaz. Bu büyük bir yanılgıdır. Devlet kampanyalarının hepsinde veya sigara içen bir yakını uyarırken hep bu sözler söylenir; “İçme bak ölürsün”, “Sigara öldürür”, “Sigara akciğer kanseri yapar”. Bunları bağımlımız daha en baştan itibaren bilmektedir ve bunlar bırakmasını sağlamaz