Ben bu seriye bayılıyorum maalesef. Yani artık bu evrende geçen JLA kitaplarını düşünerek puanlama aşamasını çoktan geçtim. Dünyanın en kötü kitabı da olsa 5 puan verirdim. Yine de adil bir yorum yapmaya çalışacağım. Bu kitabı çok uzun zamandır erteliyordum çünkü hem devamının çıkmasına bir süre daha var hem de bu kitap ilk kitabın, yani Kan ve Külden'in, Casteel'in bakış açısından anlatılmış hali. Bunu biraz geç öğrendim. Biraz da okuma isteğimi azalttı açıkçası. Çift POV olan kitaplara bayılıyorum kesinlikle ama ayrı ayrı iki kitap olması haliyle insanın hevesini biraz azaltabiliyor. Yine de her türlü okuyacaktım elbette. Bu seriyi yarım bırakmam mümkün değil. Sadece biraz gecikmeli oldu. İşin beklemediğim yanı ise buna rağmen kitabı bu kadar sevmemdi. Tabii ki yazarın bu kitabı yapmasında bir amaç var, rastgele yazılmış değil. Spoiler olmasın diye çok açıklayamam elbette ama Casteel anılarını anlatıyor ve ara ara da şimdiki zamana dönüyor. Anıları Cas'in bakış açısından okumak ve böylece ilk kitabı da hatırlamak güzeldi. Yıllar önce okuduğum zamanlar geldi aklıma. Güncel zamana döndüğü kısa bölümleri de sohbet dışında pek bir şey gerçekleşmiyor olmasına rağmen sevdim. Kitabın sonuna gelecek olursak... Bir JLA kitabının nasıl bittiğini unutmuşum. Çok güzel bir hatırlatma oldu. Yani kadın o son kısımda ne yapıyor ediyor beni kendine bağlıyor. Serinin diğer kitaplarına kıyasla çok büyük ve şok edici bir olay olmasa da yine de 'yazarın kim olduğunu hatırlayın' niteliğinde bir son yazmış. Benim en sevdiğim serilerden biri olduğu için ben daha taraflı bir puanlama yapıyorum ancak içerdiği bazı sahnelerle veya uzunluğuyla herkesin seveceği bir seri olmayabilir. Yine de hep en sevdiklerimden biri olarak kalacağı kesin.