Bunların gözleri, bakışları da bambaşka mahiyet almıştı. Fütûr ve ümidsizlikten, nereye ve niçin baktığı anlaşılmayan korkak, şaşkın, hattâ tazallüm ve iştikâ hislerinden bile uzak, boş, fersiz, ifadesiz nazarlarla bakışıyorlardı. Bunlar, adeta beşeriyetin tabiî haklarından insilâh etmiş, insan olduklarını bile unutmuş ve hayvanlaşmış mahluklardı.