deniz taşkın

deniz taşkın
@tskdnz
İnsanlar bedenlerini süslemek için servet harcarlar, akıllarını süslemek içinse hiç çaba göstermezler. Bu yüzden çoğu dışarıdan parlak, içeriden çürüktür.
Vazo­daki çiçekte, duvardaki tabloda, doğada, edebiyatta güzelliği bulmak muhakkak önemlidir. Ama bence esas önemli olan, güzelliği yaptığın işte aramak ve bulmaktır. İşinizi iyi yaptığı­nızda, onu güzel kıldığınızda bir anlam üretirsiniz.
Sayfa 14·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Şöleniniz bol olsun...
Bir masa yalnız başınayken sadece bir masadır. Sağlam olabilir, pratik olabilir, dayanıklı olabilir. Güzel ve şık da olabilir. Hele iyi ahşaptansa . . . Şöyle kaba daldan budaktan geniş, görkemli bir masa dü­şünün mesela. Etrafına birçok sandalyenin sığacağı bir ma­sa . . . Güzel bir masa . . . İşte o masanın üzerine yemek konursa o artık bir masa ola­rak kalmaz, bir sofra olur. Hele yemekler de lezizse iyi bir sofra olur. Ya sadece yemekler değil, o masadaki sohbet de iyiyse? İşte o zaman şölen olur.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Yaşamdan aldığım hazzı kaybetmek istemiyorum ama değişen koşullar ve COVID-19 gibi dıştan gelen şoklar önceliklerim hakkında beni devamlı olarak düşünmeye zorluyor. Neleri korumak için nelerden vazgeçmeli? Yaşlandıkça giderek azalan vaktimizi iyi değerlendirmek için neler yapmalı? Kimlerle görüşmeli? Ne sıklıkta, "Hayır, bunu yapmam!" demeli? En kıt kaynağımız olan zamanı nasıl kullanmalı?
Sayfa 10·Kitabı okudu
Kişisel gelişimcilere göre sınır diye bir şey yok. Kırmızı çizgiler hayal ürünü ... Dinci, milliyetçi, muhafazakar zorbalar ise sanki doğuştan gelen bazı özellikler yaşam tarzımızı ve seçimlerimizi belirler ve belirlemelidir var­sayımıyla hareket ediyorlar. "Müslüman şunu yapmaz!" "Türk bunu yapar!" "Eşcinsellik sapıklıktır." Halbuki gerek sosyal bilimler gerek tarihsel gelişim gerekse de sağduyu doğuştan gelen özellik ve kimliklerimizin şahsiyetimizin gelişmesi, kim­liğimizin oluşması ve yaşamımızın şekillenmesinde belirleyici olmadıklarını gösteriyor. Birçok insan gereksiz şekilde kendi­sini cendereye sokuyor ve bir anlamda köleliği kabul ediyor. Evet, tarihçi Zeldin'in gösterdiği gibi kölelik en eski tarihsel kurum ama alın yazısı değil!
Sayfa 9·Kitabı okudu
Kendi için düşünemeyen, bir kabilenin üyesi ol­madan yaşayamayan, başkalarını "ötekileştirip" linç etmeden tatmin olamayan patolojik yaratıklara dönüştükçe içinde bu­lunduğumuz kısır döngüden çıkamıyoruz.
Sayfa 9·Kitabı okudu