deniz taşkın

deniz taşkın
@tskdnz
İnsanlar bedenlerini süslemek için servet harcarlar, akıllarını süslemek içinse hiç çaba göstermezler. Bu yüzden çoğu dışarıdan parlak, içeriden çürüktür.
Seçimlerimde acele etmem. Bana baskı yapılmasını ya da bir şeyin empoze edilmesini kabul et­mem, edemem. İstisnalar olsa bile genelde bu açık fikirli ama kati prensipleri olan yaklaşım iyi sonuç verir. Kendi yol hari­tamı kendim çizdiğim için her lokanta deneyimi gastronomi ile ilgili birikimime katkıda bulunur. Hatalarımı değerlen­dirir, kazanımlarımı ve bana haz veren yeni tat ve aromaları kazanç haneme yazar ve belleğime kazırım. Benim için son nokta ve nihai amaç diye bir şey yoktur. Önemli olan sürecin ta kendisidir. En iyi lokanta, en muhteşem yemek, en sevdiğin lezzet gibi iddia ve sorulara güler geçerim. Jacques Lacan'ın .jouissance" kavramı gibi hiçbir zaman ulaşılmayacak bir ideal peşinde koşmak yerine, anı yaşamayı ve yaşadığım sürece yiyip içtiklerimden haz almayı yeğlerim. Yaşamın kendisi de aynen böyle değil mi? Nihai hedef ya da amaç diye bir şey var mı? Yaşam bir süreçse ve ara hedefler varsa bu süreç nasıl şekillenir? Ara hedeflere ve ne zaman ne yapacağınıza kimler ve nasıl karar verir? Neleri bizler seçeriz, neler bize empoze edilir? Geleceğimizle ilgili planlama yapa­ bilir miyiz? Nereye kadar? Her zaman doğru seçimler yapmak mümkün müdür yaşamımızda? Yapmazsak geriye dönmek ve hataları telafi etmek mümkün müdür?
Sayfa 7·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

deniz taşkın

, bir kitap okudu
7/10
·240 syf.·
Beğendi
·
14 günde okudu
·
2025 7. kitabı
John Milton
8.4/10 · 1.448 okunma
John Milton (1608-1674) İngiliz edebiyatının en büyük şairlerinden biridir. Yunanca, İtalyanca, Latince öğrenip teoloji üzerine çalışan Milton, birçok İngilizce şiir yazmıştır ama Milton’u edebiyat tarihinde unutulmaz kılan dini bir mit olan Adem ile Havva’nın cennetten kovuluşunu ele aldığı, epik tarzda yazdığı Kayıp Cennet (Paradise Lost) kitabıdır. Milton monarşinin karşısında Cromwell’i desteklemişti. Bu yüzden monarşik iktidar yeniden kurulduğunda hapse atılmıştı. Hapisteyken kör olan Milton bu eserini orada yazmıştı ve dinsel bir mite dokunduğu ve bu mit içinde Şeytan’ın Tanrı’ya isyanında şeytanı demokratik karakterde çizmesi birçok tepki almasına neden oldu. Milton daha sonra Adem ile Havva’nın tekrar cenneti elde edişini anlatan Cennet Yeniden 'i (Paradise Regained) yazmıştır. Milton şiirlerinde sürdürdüğü epik tempo, serbest vezin ve konu itibariyle bir nevi çağının kör Homeros’udur.
Sayfa 211·Kitabı okudu
Mikail ona şöyle cevap verdi: 'Son olarak gördüğün adamlar, Yiğitlik gösterip zengin, rahat yaşam sürenler cesur, büyük işler yapmış Ama erdemsiz kişilerdir; çok kan dökmüşler, ulusları esir almışlar, Böylece yüksek rütbelere, üne ulaşmış, sonra lükse ve sefahate dalarak Kibirleri yüzünden barışta kötü şeyler yapmışlardır. Savaşta esir Düşenler de özgürlüklerini, Tanrı korkularını ve erdemlerini yitirecekler, Sonra onlar da istilacılar karşısında çaresiz kalacaklar; Bu nedenle güven içinde ve sefih yaşamın yollarını arayacaklar, Efendileri de onlan başıboş bırakacak, çünkü dünyada yeterinden fazla Kötülük olacak, ölçülü yaşamı deneyenler azalacaktır. Her şey bozulacak, ölçüler kaçacak, gerçekler ve Tanrı inancı unutulacak. Sadece karanlık çağda bir tek ışık oğlu gelerek çekici olanlara, Alışkanlıklara, suçlu Dünyaya karşı iyi bir örnek olacak; Şiddetten, hiç kimseden korkmadan insanlara kötülükleri anlatarak öğütler verecek, doğruluğun, banşın, güvenliğin yolunu Gösterecek, tövbe etmelerini, senin de gördüğün gibi, Tanrının sadece bir adamı kurtardığını, o adamın büyük bir tekne inşa Ederek hayvanlan ve dürüst olan kendilerini kurtardığını anlatacak. O tufan vizyonunu gördün sen, en yüksek tepeler bile sular Altında kaldı; sonra bu Cennet Dağı yerinden sökülerek Körfeze sürüklendi, tuzlu ve çıplak bir ada oldu; Balıklarla ve martılarla çevrildi, bu da sana İnsanın yaşamadığı yere Tanrının kutsiyet vermeyeceğini gösterdi; şimdi ne olacak iyi bak.' Adem bakınca kocaman tekneyi yumuşayan dalgalar üzerinde Yüzerken gördü; bulutlar sert kuzey rüzgârıyla sürüklenip gitmiş, Tufanın suları sakinleşmişti; sular güneşte parlıyor, dalgalar gittikçe Küçülüyordu; gökyüzünden boşanan sular kesildi, hava açıldı. Tekne şimdi sularda yüzmüyordu, bir dağın tepesine oturmuştu. Etrafta
Sayfa 208·Kitabı okudu
Keşke gelecekten hiç haberim olmasaydı ve Sadece kendi yaptığım kötülüğü bilseydim, bunlar dayanılacak gibi değil, Hepsi birbirinden kötü manzaralar; çağların yükü üzerime bindi ve Olacakları önceden bilmek işkence oldu bana, bunların olacağını bilmek Çok kötü, bundan sonra hiç kimseye gelecekte onun ya da çocuklarının Başına gelecekler söylenmesin— başına geleceği bilse bile Hiç kimse bunlan engelleyemez, başa gelen çekilir. Zaten insanları uyarmanın da yararı yok; ben savaşın biteceğini İnsanların ondan sonra barış içinde, mutlu yaşayabileceğini Düşünüyor, umutlanıyordum; ama yanılmışım, savaş mahvediyor Ama barış da kirletiyor, bozuyor insanları.
Sayfa 209·Kitabı okudu