emma ve dante bir sürü şeyden konuştular, bense çoğunlukla dinledim. aslında ne dediklerini pek dinlemiyordum. seslerinin tınısını dinliyordum. ne hissettiklerini duymaya çalışıyordum. gerçekten dinlemenin ne demek olduğunu öğrenmeye çalışıyordum çünkü hiçbir zaman iyi bir dinleyici olmamıştım. ben düşünmeye âşıktım. hem de delicesine.