kitabı kapattığımda düşündüm. sırf yetersiz biri olduğum düşüncesinde kaybolmamalıyım. hâlâ bir şansa sahip değil miyim? eksik de olsam iyilik yapıp, güzellikle konuşamaz mıyım?
hayal kırıklığına sebep olan ben de bazen, sadece bazen iyi bir
insan olamaz mıyım? böyle düşününce yeniden hayat buluyor,
gelecek günler için sabırsızlanmaya başlıyorum.
ardından aralarına bir sessizlik hâkim oluyordu. youngju
artık bu sessizliğin içinde huzurlu hissediyordu. bir başkasıyla aynı mekânı paylaşmasına rağmen konuşma zorunluluğu
hissetmediği gerçeği onu sevindiriyordu.