Bu kitap son zamanlarda hepimizin karşısına çok fazla çıkıyor. Seveni de çok sevmeyeni de. Ancak sevmeyen tarafta gözlemlediğim şey maalesef nefret, aşağılama, hakaret, alaycılık... Evet, spiritüel kitaplar okuyan, seven biri olarak ben de abartıldığı kadar iyi bir kitap olduğunu söyleyemem. Anlatılmak istenen tek bir şey, defalarca farklı süslenmiş cümlelerle karşımıza çıkıyor. Evet anlatılanlar aslında bildiğimiz ve sürekli duyduğumuz şeyler ancak kaçımız bu hayatın kaosunda, çöküşlerimizde durup bir nefes alıp bunları düşünebiliyoruz, pozitif olma gücünü kendimizde bulabiliyoruz? Kendi adıma bu anların nadir olduğunu söyleyebilirim. Kitapta kendimden, acılarımdan birçok şeyle tekrar yüzleştim. Ve tekrar bunları aşabilecek gücün içimde olduğunu, bu olumsuzlukların yerine olumlu düşünceler koyabileceğimi hatırladım. Hayatlarımızda olumlu düşünmenin, kendimiz için bir şeyler istemenin, hayal kurmanın, bir olduğumuzu hatırlamanın, kendimizi bulmaya çalışmanın ne zararı olabilir ki? Ve üzülerek söylüyorum bunları yapabilmek, kendimizi sevebilmek, kabullenebilmek ve her koşulda iyiyi görebilmek hiç de kolay değil. Eleştirilerde kitabı okuyanın zekasına kadar laf söyleniyor, bu kadar basitleştiriliyor ancak bunları dümdüz okumaktır basit olan. Kitapta bahsedilenleri uygulamada çoğumuz başarılı olamıyoruz. Gerçekten zihninizi, bilincinizi kontrol etmeyi, kendi içinize dönmeyi denerseniz bunun ne kadar zor ve ne kadar büyük bir başarı olduğunu anlayabilirsiniz. İnsanlar kitaba ''hiçbir şey yapma, yattığın yerden iste, enerji yolla, gerçekleşsin" olarak bakıyor. Okurluğumuz bunu yorumlamamızı, düşünmemizi gerektirmez mi? Zaten bu enerjiyi kendimizde bulabildiğimizde, o isteği ve inancı içimizde canlandırabildiğimizde harekete geçmiyor muyuz? Düştüğümüzde, umutsuzluğa