yaşam,mutlak tutkularla dolu.yaşamı sevmekle beraber birlikte ölüme alışmak da büyüyor,gelişiyor.güzellikler kazanıyor.bu sevgiyi nasıl rahatlıkla uğurluyorsam,yaşamı da o denli rahat,o denli güzel uğurlamalı.sevgilerimi doyumla devretmeliyim.
o esir.her gün yaşlanmaya,her gün kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirmeye esir.her gün gelişen,her gün büyüyen,tüm çağlara varan bir bağımsızlığın,nesnelere dayanmayan bir özgürlüğün mutluluğuna hiç varamayacak.anadili bile gelişmemiş.düşünceleri,insan varoluşunun gerçeğini kavramaya yeterli değil.
yaşam,ancak kavranılması ve anlaşılması gereken;oysa yaşanması,gerçeğine inilmesi ilerideki yıllara atılan bir yabancı öge gibi önümüze getirilmiş.kimse yaşadığımız mevsimin,günlerin ve gecelerin yaşamın kendisi olduğundan söz etmiyor.her an belirtilen bir öğretiye,bizler hep hazırlanıyoruz.neye?
ölüm düşüncesi izliyor beni.gece gündüz kendimi öldürmeyi düşünüyorum.bunun belli bir nedeni yok.yaşansa da olur yaşanmasa da.bir kaygı yalnız.beni,kendimi öldürmeyi denemeye iten bir kaygı.