tanrıya yemin ederim ki çok mutluyduk önceden,gerçekten mutluyduk.artık o zamanları düşünemiyorum bile.hatırlamak istesem de yapamıyorum.o zamandan beri her şey bana anlamsız geliyor.hem de her şey.hayatım bitmek bilmeyen,devam edip duran korkunç bir kabus gibi ve ben bir türlü uyanamıyorum.yani asla,ne kadar beklersem bekleyeyim bir daha asla uyanmayacağım.insan bir yerden sonra en azından sonunda ölüp kurtulacağım diye düşünmeye başlıyor.
o hayatın imgesi:nihayet mümkün olduğuna inanmak ne kadar güzel,nasıl da acı verici.uzun zamandır düşünmek bile istemediği kadar yanıyor canı.ama artık her şey sürekli öyle acı veriyor ki düşünmek bir şeyi değiştirmiyor,hatta korkunç acıya bir tür tatlılık bile katıyor.birlikte yaşayabilecekleri hayat.paylaştıkları eve sığmak.kendi çocuklarına verebileceği sevgi.vermek istedikleri.hayatı boyunca yapmak istediği tüm iyiliklerden men edildikten sonra iyi biri gibi,hatta biraz bile iyi hissetmesi olanaksız artık.yolculuğu sürdürebileceği bir rota kalmadı.iyiliği içinde kaldı,hapsoldu,iltihaplandı,daha tuhaf ve beter bir şeye dönüştü.daha sıkı,daha sert tutmak,var gücüyle yapışmak,bırakmamak.bırakın acı çekeyim,lütfen.