TEL CAMBAZININ TEL ÜSTÜNDEKİ DURUMUNU ANLATIR ŞİİRDİR
Sizin alınız al, inandım.
Morunuz mor, inandım.
Tanrınız büyük, âmenna.
Şiiriniz adamakıllı şiir,
Dumanı da caba.
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
Bütün ağaçlarla uyuşmuşum,
Kalabalık ha olmuş, ha olmamış.
Sokaklarda yitirmiş, cebimde bulmuşum.
Ama sokaklar şöyleymiş,
Ağaçlar böyleymiş,
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de.
Pırılpırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara,
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum,
Hiçbirinizle döğüşemem.
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var,
Sizin alınız al inandım,
Sizin morunuz mor inandım,
Ben tam dünyaya göre,
Ben tam kendime göre,
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
"nerede kalıyorsunuz?"
"Kaldığım bir yer yok... Henüz bu sabah Nice'ten geldim... Bana gidemeyiz."
Son cümleyi hemen anlayamamıştım. Beni bir hayat kadını sandığını ancak bir süre sonra fark edebildim,
.
Artık kendimi kandırmak istemiyorum, biliyorum ki, eğer o gün beni kucaklasaydı ve isteseydi, onunla dünyanın öbür ucuna kadar giderdim, kendi adıma ve çocuklarımın adına leke sürerdim. Kendi iç sesime de, insanların hakkımda ne düşüneceğine de aldırış etmeden kaçar giderdim.
.
Yirmi dört saatlik zaman diliminin bir kadının yaşamını belirleyeceğini söylediğinizde, benden bahsettiğiniz hissine kapıldım.