İşte İngiliz madenci oğlunun klasik öyküsü:
"Anne üşüyorum. Sobayı yakamaz mısın?
"Kömürümüz yok."
"Neden?"
"Çünkü baban işsiz kaldı."
"Neden?"
"Fazla kömür olduğu için."
İnsanın yargılanmayı reddetmesi, onun kibirli biri olduğu anlamına da gelmez. Asıl kibirlilik, yargılamaktır. Cehennem sadece yargılayanlar ve yargılanmayı kabul edenler için kötüdür. Cennetin ve onu meşrulaştıranların tersine, cehennem, özgür ruhun meskenidir.
Selim
(ölünün adı)
yirmi beş kuruşa on dört saat dayanamadı.
Elli kuruş ve on saat, dedi.
Öteki işçiler de aynı fikirdeydiler.
Derin, felsefî bir fikir değil elbet.
Fakat tehlikeli bir fikir.
Ve bundan dolayı Bulgarla Hikmet
hemen polise ihbar ettiler bu fikri.
Derhal tevkifat yaptı polis.
Müdüriyete on kişi götürüldü :
dört kadın, altı erkek
(elebaşılar)
ve Selim - komünist.
Halbuki komünist değildi Selim.
Düşünmemişti komünizmin ne olduğunu bile.
O sadece on sekiz yaşındaydı
ve yirmi beş kuruş yerine elli kuruş istiyordu
ve on dört saat yerine on saat.
Polis bu kanaatta değildi fakat.
Yatırdılar Selim'i yere...