soğuk kadınlardı usulca geçtiler
koyu bir yalnızlığın kenarından
adımları ürkekti değişiktiler
kan mı sızıyordu dudaklarından
başka bir yalnızlığa gittiler
Tamerika kadınlar yalnız da yaşayabilirler ama erkekler yalnız yaşarlarsa ölürler bu sebeple yalnız yaşayan kadınları toplumda rahatsız ederler ki kadın yalnız kalamıyor algısı oluşsun..
Bu ülkede hâlâ “eğitim” ile “öğretim” arasındaki farkın anlaşılmaması, yaşadığımız acı olayların en temel sebeplerinden biridir.
Okullarda verilen şeyin adı çoğunlukla öğretimdir. Yani bilgi
Deprem oluyor — “siyaset yapmayın.”
Maden çöküyor — “şimdi zamanı değil.”
Kadın öldürülüyor — “olayı politize etmeyin.”
Çocuk ölüyor — “acının üstünden siyaset olmaz.”
Okulda kurşun sıkılıyor — “lütfen gündem yapmayın.”
Peki biz neyi konuşacağız?
Sen sonucu konuşmak istiyorsun ama nedeni konuştuğun an “siyaset yapmış” oluyorsun.
Bir bina yıkılıyor.
“Ah kader.”
Ama “neden denetim yapılmadı?” dediğin an… hop, siyaset.
Bir maden çöküyor.
“Çok üzücü.”
Ama “güvenlik önlemleri neden yoktu?” dediğin an… yine siyaset.
Yani acı serbest, sorgulama yasak.
Garip bir sistem bu.
Yangını izleyebilirsin ama yangın tüpünün neden boş olduğunu soramazsın.
Ağlayabilirsin ama “kim sorumlu?” diyemezsin.
Eğer hayatta kalmak, nefes almak, sağlam bir binada barınmak ve yolda yürürken durduk yere öldürülmemek siyasetin konusu değilse... Biz bu devasa organizasyonu niye kurduk? Bütün bu meclisler, o bitmek bilmeyen kravatlı lümpenlerin toplantıları, o koca koca binalar sadece kavşaklara dikilecek lalelerin ihalesini yapmak ve pazar günleri park açılışlarında kurdele kesmek için mi var? Lütfen yetkili bir merci bana siyasetin mesai saatlerini ve ilgilenmeye lütfettiği konuların tam listesini bir Excel tablosu olarak mail atsın, çünkü ben her defasında bu mantık hatasıyla yüzleşmekten artık gerçekten delirmek üzereyim.
Bu hale seçimlerimiz ile geldik. Çoğunluğun verdiği kararı sorgulamadık, bir şeyi isterken yararımıza mı zararımıza mı diye sorgulamadık, bizden değiller ne olursa olsunlar bize bişe olmaz dedik. Yanlışımızı sonuna kadar savunduk hala da savunmaya devam ediyoruz. Kısacası kimseyi suçlamadan önce ellerimizde ki kanı mı görsek acaba...