Tuğba G.

Tuğba G.
Homo sum humani a me nihil alienum puto. π
103 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
9/10
·146 syf.·
2021 10. kitabı
Bir yazardan, bir yazarın yazarken yaşadığı süreçleri, sancıları okumak samimi geldi. Bu platformda hak etmediği puanı almış bir kitaptır. Okunmaya değer. "Hiçbir kitapta olmamak en iyisi Çünkü cümleler bizi korumak istemez Müziksiz ve sözsüz bir hayat Ve bulutsuz bir gökyüzü tıpkı şimdiki gibi Geliyorlar mı gidiyorlar mı bilemezsin Bulutlar bu kadar değiştirince Biçimlerini ve sanki sürdürüyoruz Terk ettiğimiz yerde yaşamayı" "Bir kitaptan bize göre olmadığını anladığımızda vazgeçiyoruz. O kitabı okumayı o kadar çok isteyince yazmak boynumuzun borcu diye düşünüyoruz. Birinin çıkıp da okumak istedigimiz kitabı yazmasını beklemekten yorgun düşmüşüz." "O zamanlar ölüm benim gibi çocuklar için görünmezdi, çıkıyorduk, o büyülü geçitlerde korkusuzca koşturuyorduk, tarihten muaftık. Deprem gecesi, her şeyin tepetaklak olabileceğini ilk kez düşündüğüm geceydi. Şimdi bunun farkında olmanın iyi olduğunu düşünüyorum. Her an bunu hatırlamanın gerekli oldugunu." "Açık yüreklilikle, yoğun şekilde acıyı düşünüyorum. Bugün güneyde ölen insanları. Dünün, yarının ölülerini. Bir de bu, mütevazı ve küstah, gerekli ve yetersiz tuhaf mesleği: hayatı bakarak, yazarak geçirmeyi."
Eve Dönmenin YollarıAlejandro Zambra · Notos Kitap · 20212,399 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·68 syf.·
2021 7. kitabı
- Marcus Aurelius, "Acı, acı hakkındaki canlı düşüncedir. Bu düşünceyi değiştirmek için irade gücü göster, onu silkip at, şikâyet etmeyi bırak; acı kaybolup gidecektir," demiştir. + Tek bildiğim, Tanrı'nın beni sıcak kandan ve sinirlerden yarattığı. Evet! Bir organik doku eğer canlıysa her türlü uyarıya karşı tepki vermelidir. Benim yaptığım da işte budur! Acıya karşı bağırarak, gözyaşlarımla cevap veririm. Yapılan alçaklıklara öfkeyle, iğrençliklere ise tiksinti duyarak tepki gösteririm. Bana göre bu, hayatın ta kendisidir. Bir canlı ne kadar basitse o kadar az duyarlıdır ve uyarılara karşı daha zayıf karşılık verir. Ne kadar gelişmişse, gerçekliğe karşı daha fazla duyarlıdır ve daha enerjik bir biçimde tepki verir. Bunu nasıl bilmezsiniz? • Duyguları, en yoğun haliyle yaşamalı mı; yoksa gözardı edip, küçümsemeli mi? Hayat hangisinde?
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Puan vermedi·331 syf.·
2021 5. kitabı
Saramago, yine çok farklı bir "gözle", beni alıp götürdü. Kitabı okumaya başlamadan önce ismine takılmıştım. Mecazi anlamda mıydı, yoksa gerçekten bir körlükten mi bahsedecekti. Mecazi ise bunu nasıl bağlayacak, gerçekse bunu nasıl işlemiş olabilir, diye bir meraktaydım. Hayatta kalma içgüdüsü bizi hayatta tutan, en temel güdümüzdür. Aslında bu bilincimizle bile alakalı değil, biyolojik olarak da zaten vücutta insan müdahelesine gerek kalmadan, hayatta kalma mekanizmasıyla çalışır. Kitapta bu içgüdüyü çok yoğun hissetmenin yanında, insanların ne kadar acımasız olabileceğini de ortaya koymuş, yazar. Yazarın dili, konuları işleme şekli çok keyifli.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
Puan vermedi·118 syf.·
2021 3. kitabı
Kitapta, "O benim ruhumu alacak, ben de onun tanrısını alacağım." diye bir cümle geçiyor. Zannediyorum, idam cezası gibi ağır bir cezayı bu kadar kısa ve öz anlatabilirdiniz. Bir canı alıp daha sonra kendi iç huzurunda kalabilmenin mümkün olmadığı çok açık. Kitabı okurken tüylerim diken diken oldu. Adalet, hukuk, ceza sisteminin çok iyi işlemesi gereken, cezalandırıcı değil, önleyici bir yapıda olması gerektiğini savunan bir insanım. Bu önleyici yapı cezalarınızın ne kadar ağır olduğu ile ilgili olamaz. Önleyici yapı, en küçük yapı taşı olan bireyden ve aileden başlar.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
10/10
·184 syf.·
Beğendi
·
2020 57. kitabı
Yazar, çocukluğumuzda yaşadığımız olumsuz veya olumlu olayların yetişkin olduğumuzda bizi nasıl etkileyebileceğini kısa kısa öyküleyerek anlatmış. Tacizci, tecavüzcü, katliam yapanların, şiddet yanlısı insanların bile çocukluklarının araştırılması gerektiğini savunuyor ve araştırmasını yaptığı birkaç örneği de veriyor. Günümüzde yaşadıklarımıza bakacak olursak kadın cinayetleri, tecavüzcüleri, hayvanlara işkence edenleri sadece kınıyoruz. Bunun önlenmesi için ne yapabiliriz diye düşünen yok. Halbuki bugün vahşice bir cinayet işleyen yetişkin, bir zamanlar çocuktu. O çocuğun yetiştirilmesi, eğitimi o kadar önemli ki. Bugün “terbiye vermek için dövüyor, dövebilir, hakkı...” dediğiniz şiddete maruz kalan çocuk yarın aramızda ah, vah ettiğimiz, kınayıp geçtiğimiz, mağdurların da birer sayıya dönüştüğü bir topluma dönüşüyor. Okuyun, okutturun, düşünün, kendinizle başlayarak çevrenizle harekete geçin! Birey aileyi, aile toplumu oluşturur.
Hayat YollarıAlice Miller · Metis Yayınları · 2023574 okunma