tuğba

tuğba
@tugbametanova
"Kitap okumayan birinin okumayı bilmeyen biri üzerinde üstünlüğü yoktur."
5 Şubat
8 okur puanı
Mayıs 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitaplar
Porsuk Ağacı Cinayeti
Puan vermedi
Kitap, zengin bir iş adamı olan Rex Fortescue'nin gizemli ölümünü konu alıyor... Ofisinde içtiği çaydan sonra ölen Fortescue'nin kalabalık ailesini araştıran Müfettiş Neele, Miss Marple'nin de yardımıyla katili bulmaya çalışıyor. Rex dolandırıcılık ve türlüsünü yaptığı için kendi ailesinde bile sevilen biri değil bu yüzden tüm karakterler şüpheliydi. Evde kendisinden otuz yaş küçük bir eşi, büyük oğlu ve onun karısı, kızı, beş hizmetçisi, eski eşinin kız kardeşi var. Küçük oğlu başka bir ülkede. Ayrıca şirkette öldüğü için çalışanlar da öldürmüş olabilir diye düşünüyoruz. Neele hangi karakterle konuşursa ondan şüphelenmek için sebepler buluyoruz. Not çıkararak okumaya çalıştım ama pek ayrıntılı tutamamışım ki katili bulamadım. Kitapta hoşuma gitmeyen şey ise söylenen yalanların kitabın sonuna doğru fark edilmesiydi. Ayrıca (Spoiler olabilir: Jennifer'in -Pervical'in eşi- soy adını hemşire olarak eve geldiğinde bilmiyorlar mıydı? İnsan evine aldığı hemşirenin soy adını nasıl bilmez ki?) Kitaba renk atan esprili karakterler olmasaydı ve ince bir kitap olmasaydı belki de sıkılırdım. Çünkü kitap tam yerinde ve zamanında bitmiş ama yine de katilin yakalandığını öğrendiğinde vereceği tepkiyi merak ediyorum doğrusu...
Cinayet
Porsuk Ağacı CinayetiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20063,561 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
4/10
·400 syf.··
2019 1. kitabı
Ana karakterimiz Bella, annesinin onu doğurduktan kısa bir süre sonra terk ettiği kasabaya, babasının yanına taşınır. Forks durmak bilmez yağmurlarıyla ünlü, nüfusu çok az olan yalnız ve kasvetli bir kasabadır. Bella yılda yalnızca bir kere gördüğü babasıyla yaşamaya başlar ve bir liseye kaydolur. Okulun soğuk ve herkesten farklı ailesi Cullen'ler dikkatini çeker, özellikle de ailenin en küçüğü Edward Cullen. Biyoloji dersinde tesadüfen birlikte otururlar ve Edward Bella'ya tuhaf tuhaf bakar, konuşmak istemez. Ama o, Bella'nın dikkatini çekmeye devam eder ve ilerleyen zamanlarda arkadaş olurlar ama Edwar'da tuhaf şeyler vardır. Bembeyaz ve her zaman soğuk olan teni, renk değiştiren gözleri ve keskin refleksleri... Buraya kadar ve dahasını neredeyse herkes biliyordur ama kitap hakkında hiçbir fikri olmayan arkadaşlar için devam etmiyorum. Konusu kısaca bu. Üslubu çok yalın, düşündürmeden size ne anlatmak istiyorsa veriyor. Bu yüzden de akıcı ve çok kolay okunuyor. Edebi açıdan neredeyse hiçbir şey vermiyor. Ama ben filmi hiç izlememiş ve araştırmamış biri olarak hayalimde tam olarak canlandıramadım ve bir şeyler eksik kaldı. Çünkü yazar öyle yalın anlatıyor ki, parçalar tam oturmuyormuş gibi hissettim. Bol betimlemeli kitaplar okumaya alışık olduğum için böyle hissetmiş olabilirim tabii ki. Kitabın son yüz, hatta seksen sayfası heyecanlıydı yalnızca. İlk kısımlar çok durağandı. Bella'nın yeni bir ortama girişi ve okul halini, babasıyla diyaloglarını okuyoruz çoğunlukla. Bella Edward'ı tam olarak tanıyınca olaylar ve okuması zevkli kısımlar başlıyor. İlk yüz sayfa olaysız geçtiği ve hayalimde tam canlanmadığı için sıkıldım. Basit anlatıma sahip ve kafa yormayan, çerezlik kitaplar istiyorsanız ihtiyaçlarınızı karşılar. Keyifli okumalar! Alacakaranlık Stephenie Meyer
AlacakaranlıkStephenie Meyer · Epsilon Yayınları · 201727,6bin okunma
6/10
·824 syf.··
2018 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2018 22:57
Bronz Atlı kitabının konusuna değinmek gerekirse... Ana karakterimiz Tatyana kalabalık bir ailenin en küçük kızıdır, bir de iki erkek kardeşi vardır tabii. Kitap savaşın başladığı gün başlıyor, ailesi ikiz kardeşi Paşa'yı savaşa katılmasını engellemek için zorla kampa gönderdikten sonra Tatyana'ya para verip ondan erzak almasını istiyorlar. Tatyana yakındaki tüm marketleri gezmesine rağmen, savaşın başladığını kesin bir dille duyan insanların tüm besinleri alması nedeniyle hiçbir şey bulamıyor. Sanki birkaç dakika önce onları zor günlerin beklediğini duymamış gibi dondurma satın alıp bir durağa oturarak onu yemeye başlıyor. Dondurmasını iştahla yerken karşıdan onu seyreden bir askerle karşılaşıyor, Alexander... Ve sonsuz acılar ve his barındıran hikaye tam burada başlıyor. Alexander karşıya geçiyor, bir süre konuşmadan birbirlerini izliyorlar. Binmeleri gereken araç birçok kez gelip geçiyor ama binmiyorlar, sonunda bile bile yanlış araca binip birbirlerini biraz daha görme pahasına yolculuğa başlıyorlar. Artık son durağa geldiklerinde mecburen inmek zorunda kalıyorlar ve konuşuyorlar, Tatyana hiçbir yerde erzak bulamadığını söylüyor, bir Kızıl Ordu subayı Alexander ise garznizon aracılığıyla ona erzak sağlıyor. Alexander Tatyana'ya aldıklarını taşıması için evine kadar onunla gidecekken Dimitri adında bir arkadaşı çıkageliyor ve üçü birlikte evin yolunu tutuyorlar. Tatyana, üçü birlikte evlerine geldiğinde Daşa'nın Alexander'i tanıdığını, hatta ona aşık olduğunu görüyor... Her şeye rağmen Alexander'in ilgisi Tatyana'nın üzerinde. Onlar birbirlerine ilk görüşte aşık oluyorlar. Tatyana günlerce acı içinde kıvranıyor, Alexander'e bir sevgili bulabileceğini ama asla bir abla bulamayacağını söylüyor. Ondan uzak durmasını istiyor, hatta bu kitap boyunca devam etti
Bronz AtlıPaullina Simons · Pegasus Yayınları · 20161,557 okunma