Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim de bir ruhum bulunduğunu öğrettin.
Ve bir gün her şey bitti…
O kadar basit, o kadar katî bir şekilde bitti ki, ilk anda işşn azametini anlamak benim için mümkün olmadı.. yalnız biraz şarşırdım, bir hayli üzüldüm; fakat bu hadisenin hayatım üzerinde bu kadar büyük, bu kadar değişmez bir tesiri olacağını asla düşünmedim.
Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir? Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz?
Bir hayatı baştan aşağıya dolduracak kadar zengin olan hatıralar, böyle kısa bir zamana sıkıştırıldıkları için hakikattekinden daha canlı, daha tesirliydiler. Asıl “ben” otuz beş seneye yaklaşan ömrümde, ancak üç- dört ay kadar yaşamı, sonra, benimle alakası olmayan manasız bir hüviyetin derinliklerine gömülüp kalmıştım Sabahattin Ali