“Ben” diyordu, “hayatımızın bundan ibaret olduğuna inanmak istemiyorum. Bu kadar şeyleri düşünebilen, düşündürebilen, düşündüklerini başkalarına bırakan ve fikirleriyle onların arasında yaşayabilen bir dimağ, nasıl sadece toprak oluverir? Ben faniliğe, yok olmaya inanamıyorum. Ruhun cisimden ayrı, yalnız başına kalmasına aklım ermiyor.”