Bir resmi" müşteriye anlam taşıyan bir kurye kamyonu" olarak düşünmenin hiç bir anlamı yoktur. Seyirciler bir resimden paketlenmiş anlamlar almak için bekleyen kişiler değil, anlamın saptanmasına bilfiil katılan insanlardır. Görebilmem (yani "algılayabilmem") için birşeyler bilmem gerekir...Romalı bilgin Pliny şöyle diyordu:
"Görme ve gözlemlemenin asıl enstrümanı zihindir; gözlerin rolu bilincin görsel ögelerini alam ve yaşıyan bir tür kap işlevi görmektir." Şurası apaçık gerçek ki, görebilmemiz için kısmen tatihe ve kültüre özgü kimi "beceriler"e sahip olmamız gerekiyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birinden korkunca ondan nefret edersiniz ama boyuna da düşünüp durursunuz onu. Kendi kendinizi aldatırsınız; aslında kötü değildir dersiniz ama onu görünce tıpkı nefes darlığına tutulmuş gibi olursunuz, soluk alamazsınız.
On altıncı yüzyılın başlarından itibaren avcılık ilginç bir şekilde çeşitli ölçütlere göre düzenlendi: Mevsime, günün vaktine, aletlere (tüfek,yay,tuzak, ağ vb), katı günlük limitlere ve -en dikkate değer olanı- toplumsal sınıflara göre. Avlanmak, soylulara ve ormanın hakimi olan kişilerden izin alabilen az sayıda insana tanınan bir ayrıcalıktı.