Görünen şeyleri çizmiyordu. Resmine bir anlatım çeşitliliği katmak istiyor ve bunu başarıyordu. Bu anlatımı, sonunda, kendi diline dönüştürdü ve onu tabiileştirdi.
'Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.'
'Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?'
'Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.'
'İyi ya, boş değildi kucağım.'
'Ama yandınız, kül oldunuz.'
'Ama vardım, kül bunun kanıtı.'
YAŞLILAR NEDEN DIŞARIDALAR GENÇLER NASIL OLUP DA İÇERİDELER?
Kitap okuma alışkanlığı olmayan, bir enstrümanı çalamayan, herhangi bir sanat dalına ilgi duymayan, hobisi olmayan, vakit geçirmekten anladığı tek şey kendisi gibi olanlarla sohbet etmek, dedikodu yapmak, mağazaların vitrinlerine, tuhaf bulduğu insanların yüzlerine bakmak, şunu bunu çekiştirmek, bir şeylerden dert yanmak olan insanları evde tutamazsınız. Onlar kahvehanelere doluşurlar, kahvehaneler kapatılınca parklara koşarlar, oturacak yerleri kaldırınca da kaldırım taşlarına kümelenirler.
Çünkü eve dönmeyi reddediyorlar. Hugo “İçinde acı çekilen bir cehennemden daha kötüsü vardır; içinde sıkıntı duyulan bir cehennem” demiş. Onların evleri içinde sıkıntı duyulan bir cehennem. İletişim kurmayı hiçbir zaman beceremedikleri ev halkı ve cinsellik aradan kalkınca paylaşacak bir şey bulamadıkları, bu yüzden sürekli kavga ettikleri eşleri de bu cehennemin zebanileri. Ya evde kimse yoksa, evine dönmesini istediğimiz o ihtiyar yapayalnızsa, işte o zaman o cehennemin zebanisi bizzat kendisi olur. Eve dönüp ne yapacak, o evde, kupkuru bir ağaca benzeyen bir adamla nasıl vakit geçirecektir ki?
Gençlere gelince… Yaşlıları eve girmedikleri için kınayıp ‘Neden evde oturmazlar?’ diye sorabiliyorlar. Çünkü onların sosyal medyası var, dedikodu ihtiyaçlarını oradan gideriyorlar. Oradan komik videolara bakıp gülüyor ve telefonlarında yüklü oyunları saatlerce oynayabiliyorlar. Bu süreçte internet kapatılsa ve ellerindeki cep telefonları toplatılsa, bilgisayar oyunu oynamak sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle yasaklansa, kendilerinin de evde oturamayacaklarını, bütün uyarılara rağmen sokaklara doluşacaklarını göremiyorlar. Yani eleştirdikleri yaşlılardan tek farkları interneti ve bilgisayar oyunlarını keşfetmiş olmaları.