“Filiz çiçeklerin annesidir” diye açıkladı Filiz. “Soluk alır, rüzgara ve yağmura dayanır, güneş ışığını emer ve kör edecek beyazlıkta çiçekler açar. Filizler olmasaydı ağaçlarda olmazdı. Bir filiz hayattır.”
Belki de aşk insanın hayatına olanca ihtişamıyla, atıyla dörtnala koşturan şen bir şövalye gibi girmiyordur. Belki de aşk insanın hayatına, eski bir arkadaşın yapacağı gibi sessiz sakin giriveriyordu. Belki aşk kendini görünürde nesir gibi belli ediyordu, ta ki bir ışık huzmesi bu kitabın sayfalarını aydınlatıp sahip olduğu ritme ve müziğe ihanet edene dek… belki de… belki de aşk, yeşil kılıfından kayarak düşen altın kalpli bir gül gibi, güzel bir arkadaşlığın bağlarını en doğal şekilde bozabilirdi.