Yazarı seneler öncesinden okuyan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki en iyi kitabı olmuş. Zaten her zaman kendi yazdıklarının bir üst seviyesini kaleme alan bir yazardı, ama bu kurguda bambaşka bir noktaya ulaşmış. Kalemi çok daha güçlü hale gelmiş.
Bu hikâye hem tür olarak hem de anlatım diliyle diğer kitaplarına göre farklı. Aksiyon, mafya ve tutkuyu öyle ustaca harmanlamış ki… Hiçbir şey sırıtmıyor, her şey yerli yerinde ilerliyor. Hazel kendinden emin, naif, inatçı ve fedakâr bir karakter. Tekin ise… belki onun kadar kırık ama bir o kadar da güçlü. İkisinin de sevdikleri için yapamayacakları hiçbir şey yok. Tekin'in sevdiği, zaafı Hazel... Yani Hazel için yapamayacağı hiçbir şey yok.
Tutkulu sahneler tam kıvamında, ne bayıyor ne de fazla geliyor. Aksiyonsa tam beklenmedik anlarda karşına çıkıyor ve seni hikâyenin içine çekiyor. Karadeniz’in anlatımı ise başlı başına bir atmosfer yaratmış; kaleminin kalitesini her satırda hissettiriyor. Kitabın sonunda Tekin açısından okuduğumuz kısımda dedesiyle konuşmalarına bayıldım. İlk kitap finali öyle bir yerde ki... İkinci kitap hemen gelmeli.