Tuğçe Topçu

Tuğçe Topçu
@tugcetopcu
10/10
·592 syf.··
2025 1. kitabı
Yazarı seneler öncesinden okuyan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki en iyi kitabı olmuş. Zaten her zaman kendi yazdıklarının bir üst seviyesini kaleme alan bir yazardı, ama bu kurguda bambaşka bir noktaya ulaşmış. Kalemi çok daha güçlü hale gelmiş. Bu hikâye hem tür olarak hem de anlatım diliyle diğer kitaplarına göre farklı. Aksiyon, mafya ve tutkuyu öyle ustaca harmanlamış ki… Hiçbir şey sırıtmıyor, her şey yerli yerinde ilerliyor. Hazel kendinden emin, naif, inatçı ve fedakâr bir karakter. Tekin ise… belki onun kadar kırık ama bir o kadar da güçlü. İkisinin de sevdikleri için yapamayacakları hiçbir şey yok. Tekin'in sevdiği, zaafı Hazel... Yani Hazel için yapamayacağı hiçbir şey yok. Tutkulu sahneler tam kıvamında, ne bayıyor ne de fazla geliyor. Aksiyonsa tam beklenmedik anlarda karşına çıkıyor ve seni hikâyenin içine çekiyor. Karadeniz’in anlatımı ise başlı başına bir atmosfer yaratmış; kaleminin kalitesini her satırda hissettiriyor. Kitabın sonunda Tekin açısından okuduğumuz kısımda dedesiyle konuşmalarına bayıldım. İlk kitap finali öyle bir yerde ki... İkinci kitap hemen gelmeli.
Arhavili 1Burcu Büyükyıldız · Ephesus Yayınları · 2025248 okunma
Reklam
10/10
·824 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Bu kitap için diyebileceğim şey tek kelime olmak zorunda olsaydı eğer "Aşığım" olurdu. Ben daha önce böyle etkilendiğimi hatırlamıyorum. Pek çok kitabı sevdim, bayıldım ama bu kitabı okuduğum zaman, "Tamam." dedim. "En sevdiğim kitap bu!" demeye devam ettim. Aşkın bu kadar güçlü olması o kadar iliklerime işledi ki... Kafayı yiyeceğim. Kitap gözünüzü baya korkutabilir. 823 sayfa pek az değil sonuçta ama kendi içinde de birinci ve ikinci kitaba ayrıldığını söylemeden geçemeyeceğim. Belki yazarın uzattığını düşünenler olacaktır. (Bronz Atlı'nın arkasından gelecek iki kitap daha var.Ben ilk kitabı bitirdikten sonra dayanamadım ve ikinci kitabı pdf olarak okudum. Pegasus çevirileri diyorum, sen everest olduğunu bir kez daha kanıtladın. Yine de bu kadar arayı açmayalım lütfen.) Onlara bunu şiddetle reddettiğimi rahatça söyleyebilirim. Her şey kusursuz, ince işlenerek yazılmış. Yıl 1941... Almanya Sovyet Sosyalist Cumhuruyetler Birliği'ni işgal etmiş, savaş başlamış ve tam o gün her şekilde hayatı değişmiş. Spoiler vermeden anlatmam çok çok güç. Şunu söyleyebilirim ki Tatyana ve Alexander(Alexander'ın çilesine değinmek isterdim lâkin Instagram sağolsun. Yeterli karakter vermiyor.) için 22 Haziran 1941'den sonra hiç kolay olmadı. Tüm kitaplarda böyle başlar belki ama bu kitap gerçekten zorluğu işliyor. En spoiler vermeden söyleyebileceğim şey; Leningrad'ın eşsiz karında, kışında Tatyana ailesi için bir şekilde yemek bulabilmek için çabalıyor. Savaş var, kıtlık var... yiyecek yok. Ailenin fazlalık olarak gördüğü, en küçük bireyi olduğu için daha yükü ağır. Ikiz erkek kardeşinin babasının isteği(baskısı) yüzünden kampa gitmesi ve sonra ki aşamada ona ulaşamamaları da cabası... Bu noktada da ne kadar imkansız olsa da Alexander var. Ah Alexander... Asıl spoiler sen olursun.
Tarih
Bronz AtlıPaullina Simons · Pegasus Yayınları · 20161,559 okunma
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2018 4. kitabı
Burcu Büyükyıldız'ı yıllardan beri takip ediyorum. İlk kitabından, dördüncü kitabına kadar hepsine nasıl evrim geçirdiğini bilirim. Bu yüzden devasa bir beklentim vardı. Hele Cam Kubbe sahnesi için bir deliriyordum ki... Allah Allah Sonra ne sahnelerde öldüm, ne sahneleri baştan okudum... Bir şey demiyorum. Her şey bir yılbaşı partisinde başlıyor. İkisi birbirine ilk görüşte (Kuzey'in görüşüne pek net takılmasa da, gözleri onu unutamaması için yeterli oluyor.) tutuşuyor pardon tutuluyor diyecektim. Onlar için aynı kapıya çıkıyor ama neyse... Selin ne kadar Kuzey için yanıp kül olsa da onun için özel olabilmek için uğraşıyor. Malum adam Buz Pelerin, Buzdolabı lakaplı... Çözülmesi lazım. ️ Selin ve Kuzey buram buram tutku kokuyordu. Gerçi Kuzey başlı başına tutkunun tanımını baştan yazabilecek birisi. Hâl böyle olunca efsanevi sahneler, diyaloglar çıkmış ortaya... Bir an dedim ki tamam! Alev alev yanıyorum. bu böyle pek çok sahnede yaşadığım bir şeydi. @rebellengels bilir. Bir de üstüne cuk diye oturmuş avukat kimliğiyle adam iyice efsanevi bir şey olmuş. Bir an itiraf ediyorum Baran'ın tahtını salladı. (Bundan büyük beğenimi daha tarif edemem. Baran diyorum, başka bir şey diyemem.) Yani çıta kalmadı anacım. Çıta falan olamaz! Ben daha iyisi nasıl olur tahmin edemiyorum. Kuzey'in sahiplenici halleri, Selin'i sevişi, birbirleri için fedakarlıkları çok güzel yansıtılmıştı. Ailenin diğer üyelerinin olduğu sahnelerde kitaba başka bir hava katmıştı. Olay sırası, konunun ince düşünülmesi sonucunda sıkılmadan okunacak bir kitap çıkmış. Ben doyumsuz bir okur olduğum için dahasına bile taliptim. Çok özleyeceğim. Tıpkı Burcu&Demir,Mira&Yağız,Ela&Sarp gibi... Kısacası tutku dolu, içinizi ısıtacak, kalbinize dokunacak bir kitap okumak istiyorsanız Cezayir Meneşesini kaçırmayın!
Cezayir MenekşesiBurcu Büyükyıldız · Ephesus Yayınları · 2017469 okunma
10/10
·509 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
Kitabımıza giriş yaparsak;dostunun başına gelen birtakım olaylardan sonra zor zamanlar geçiren Demir'in bir davete katılmayı kararlaştırmasıyla başlıyor. Oraya gidene kadar sürekli bir şeyleri araştırdı, savaş verdi. Dostunun yaşadıkları onu hep şüpheye sürükledi. Her kadına aynı gözle baktı. Sonra kendini koydu yerine;sürekli sorguladı. Ona yapılanları sindiremedi.  Sonra davette, Cannes'da tam olarak başladı her şey. İlk defa onun gibi birisini görmüş ve bir daha unutamamıştı. O kadar güzel ve farklı olduğunu düşünmüştü ki...  Ama sonra şüpheleri çıktı su yüzüne. Ya farklı değilse diye düşünceler dolandı zihninde. Yedi bitirdi onu. Hep acaba diye düşündü. O an üstünde durmadı. Ta ki bir daha ki karşılaşmaya kadar.  Bir süre sonra resmi olarak tanışmaları çoğu taşı yerine oturtsa da ilk görüşte aşık olduğu kadından hep emin olmak için çırpındı. Kafasını dağıtmak için gittiği yerde yüreği yudum yudum doldu. Ve bu savaşı şüpheleri değil, kalbi kazandı. Paris onlar için masalın başladığı yerdi. Onların sonsuz aşkının bir simgesiydi. Birbirlerinin çoğu yönden ilkleri, sonsuzlarıydı. Burada Demir'in yaşadıklarını  ve tecrübe ettiklerini göz önüne alırsak; bunlar çok normaldi. Hatta çoğu kişi için abartı olan kıskançlıkları bile...  Burcu için işler zordu, daha çok kırıcı ve yıpratıcıydı. Demir gibi babası da çok güvensizdi.  Ama Kenan Doğan'ın olayı geçmişteki hatayı bir daha yaşamamak içindi... Kalbi yerine mantığını ön plana çıkardı. Yaralar içinde bıraktı küçük kızını... Hem de hiçbir suçu olmamasına rağmen... Ailesi için, kardeşleri ve annesi için Burcu kendi yaralarını sarmayı denedi. Ne kadar ayakta olsa bile onu yıkmak, parçalamak için direnen kırgınlıkları vardı.  Ve her ne kadar çok kızsam da onun içinden geçenleri okuduğum için hak verdim. Karşısındaki
Aşk Her Şeyi Affeder mi?Burcu Büyükyıldız · Ephesus Yayınları · 2015463 okunma
10/10
·541 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
Ölüyorum anlasanıza modundayım. Gerçekten hiç okumamış gibi, hiç sevmemiş, sıfırdan başlamış gibiyim. Şu an yine bittiği için kendimi yerden yere vurabilirim. Çünkü Sarp Aras olmak... Ay en sevdiğim şey Burcu Büyükyıldız kalemi yorumlamak Kitabı ilk aldığım zaman, 2015 yılında ki yorumumda "Yüreğinizden vurup romandaki karakterler ile birlikte roman boyunca dans ediyorsunuz. Onlarla gülüp, onlarla duygulanıyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki bitmiş. O kadar akıcı ki... Elinizden düşüremiyorsunuz. Daha fazla dans etmek istiyorsunuz karakterlerle... Canlanıyor önce yüreğinizde, sonra da zihninizde... Böyle bir büyüye sahip." demişim. Hâlâ aynı, hatta daha fazla ne kadar duygu yüklülenirse öyle düşünüyorum. Okudukça özlem duyduğumu sızlayan burun diregimden daha çok hissediyorum. Kitap, Ela ve Sarp'ın aşklarının henüz başlamadığı zamandan başlıyor. Ikisinin de hayatları farklı olsa da hisler ve eksiklikler aynıydı. Ikisi de aşka aç, ikiside yabancıydı. Birbirleri için yaratılmış iki kişinin hikayesi de denilebilir. Çünkü tam olmak, tamam olmak herkese denk gelebilecek bir şey değil. Tabi çat diye kavuşmuyorlar. Sarp'ın pek çok şeyi göze alarak Ela için yaptıkları şeyler. Ilk başta kızıyorsunuz, evet ama sonra hak veriyorsunuz. Çünkü adam mükemmel seviyor. Zamanında boşuna ona #guzelsevenadam demiyorlar ya? Ela'nın ailesinin bencilliği yüzünden daha başlangıç aşamasında yollarına taş konuluyor. Bu taşı da Sarp tek başına yüklenerek zor da olsa, zaman da alsa kaldırıyor. Işte tüm o zorlu zamanları anlatıyor kitap. Zorlu ama kalbe dokunan, imrendiren bir aşk yani. Hissederek okuyorsunuz. Hele ki tüm karakterler... Hele ki canım Baran çok kalp. Resmen Baran olan tüm bölümlerde "Canını yediğim yaaa" modundaydım. Ölürülesi karakterler vardi tabi... Hasan, Hasan'ın kuzeni,
Bir Günah GibiBurcu Büyükyıldız · Ephesus Yayınları · 2015500 okunma
Reklam