Tuğçe Urbay

Papatya çaylarınızı hazırlayın !!!
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
Başına ne geleceğinden habersiz ormana karataç çileği toplamaya giden Elbis bir tilkiyi takip eder ve kendini canavarlarla dolu Nyxhaven akademisinde bulur. Mini minnacık bir sorun vardır. O da Elbis’in insan olması. Şimdi Elbis’in oda arkadaşı yarı elf Viktor’dan, güzeller güzeli sınıf arkadaşı siren Lenora’dan, yakışıklı ve acımasız vampir prensi Azel ve onun çetesinden… özetle tüm okuldan saklaması gereken bu sırrı açığa çıkmadan artık uyanması gerekmektedir. Ya da oradan tüymesi… Ya da insan olduğunu saklayarak uyum sağlamaya çalışması… Ama öyle kolay mı? Yazarın da dediği gibi “GÜLDÜRME BENİ.” Elbis tabii ki tüm tuşlara basacak. Siz de o tuşlara basarken çok eğlenecek ve çok güleceksiniz… Sonra ne mi olacak: KAOS! Arkadaşlık, kavgalar, esrarengiz dersler, güzeller güzeli bir tilki, mucizelerle dolu bir balo, sırlarla dolu bir kütüphane ve kaybolan arkadaşlar… Aklınızı oynatacağınız bir son !!!!! Papatya çaylarınız demli olsun arkadaşlarım :)
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202625 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2025 13:17
Gammaz Yürek ile kitaba güzel ve ürkütücü bir başlangıç yapıyoruz. Bu hikayede olayların ortadan başlaması ve amacın bilinmezliğine rağmen etkileyici anlatımı her cümlede alabiliyorsunuz. Hikayemizde anlatıcı, yaşlı bir adamın “kartal gözü” olarak tanımladığı gözünden rahatsızlık duyar ve olaylar gelişir. Araştırmalarıma göre Poe’nun en kısa hikayelerinden biriymiş. Ben bu hikayeye 4.5/5 vermiştim. Kara Kedi ise korkunç can sıkan ayrıntılarıyla kan dondurucu bir hikaye. Hayvanseverlerin gözlerinin seğirmesine neden olacak türden bir vahşet. Gammaz Yürekteki karakter gibi akıl sağlığı bulunmayan anlatıcı kendi karanlık yönlerini ve eylemlerini anlatıyor. İçerik olarak 0 puan olsa da gotik edebiyat-poe-psikolojik gerilim ve korku diyince bu öyküye de puanımı 4/5 olarak verdim. Rue Morgue’daki Cinayetler (ya da Morgue Sokağı Cinayetleri) yine minik araştırmalarıma göre Poe’nun polisiye türündeki ilk eserlerinden biri. Hikaye Paris’te işlenen korkunç bir cinayeti çözmek için zeki karakterimizin devreye girmesi ve mantık yoluyla da olayların nasıl çözülebileceğini anlatıyor. Tabii gizem ve gerilim bu hikayede de baskın. Puanım ise 4/5. Amontillado Fıçısı’nı okur okumaz aklıma tek isim geldi, Balzac. Ben bu hikayeyi Balzac’dan okumuştum dedim, fakat hikayenin adını hatırlayamadım. İntikam ve insan psikolojisi temalarını karanlık ve çarpıcı bir şekilde anlatan Poe, bu hikayesinde yine tüm caniliğini konuşturuyor. Karakterimiz Montresor, şarap tadımı bahanesiyle Fortunato’dan intikam alma peşindedir. Soğukkanlı anlatım ve tüyler ürpertici atmosfere puanım 4.5/5. Usher Hanesinin Çöküşü çok esrarengiz bir hikayeydi. Dizisi kesinlikle izler izlemez bayıldığım ve favorilerim arasına giren bir yapım olmuştu. Anlatıcı eski dostu R. Usher’ın davetiyle onun kasvetli malikanesine
Edebiyat
Gizem ve Düş Gücü MasallarıEdgar Allan Poe · Dex Kitap · 2020242 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 22:46
John D. MacDonald’ın Korku Burnu kitabı, gerilimi ustalıkla işleyen, temposu yüksek bir klasik. Hikâye boyunca tehdit unsurunun adım adım büyüdüğünü, özellikle Max Cady’nin Sam Bowden’a giderek daha fazla yaklaşarak onu köşeye sıkıştırmasını okumak, oldukça tedirgin edici bir deneyim sunuyor. Kitabın anlatım şekli sürükleyici ve etkileyici olsa da, özellikle Sam ve Max’in yüzleşmelerinin daha uzun sürmesini isterdim. Bu sahneler oldukça gerilim doluydu ama biraz daha derinlik kazansalar, kitabın tansiyonu daha da yükselirdi. Sam’in sadece fiziksel bir tehdit ile değil, aynı zamanda kendi içinde bir “adalet” savaşı vermesi, kitabı klasik bir suç romanından öteye taşıyor. Avukat kimliğiyle yasalar çerçevesinde hareket etmek zorunda kalması, onun içsel çatışmasını daha da derinleştiriyor. Bir ufak eleştirim de son aksiyon sahnesiyle ilgili. Bu sahnelerde aksiyon bu kadar yükselmiş ve artık sona gelinmişken sanki yüzeysel bir sona eriş vardı. Zaten iki çoğu sahne derinleşememişken her şeyin son sahnede patlak vermesini beklemiştim. Ancak yazar Sam Bowden’ın kendi içindeki çatışmasını ele almayı daha ön planda tutmuş. Yine de gerilim gerilimdir. Korku Burnu, psikolojik gerilim sevenler için kaçırılmaması gereken bir eser.
Edebiyat
Korku BurnuJohn D. MacDonald · İthaki Yayınları · 2024129 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 7. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mart 2025 17:31
Bu kitap hakkındaki yorumum kısaca bana hitap etmemesi. Kitabı sesli kitap olarak okudum (sesli kitap, kitap okumaktır) ve ben de pek çok insan gibi bazı yerlerde evet ben de bunları yaşıyorum dedim. Ama maalesef sadece bu kadar. Beni hiç içine almadı ve çok uzun sürede bitirebildim. Kitabın diyalog olarak ilerlemesi güzeldi. Karakterin sorunları dışında ne öğrendik derseniz sıkıntıdan o kısmı kaçırmış olabilirim ama bence hiçbir şey. Süreç ilerledi ilerledi ve hiç bir yere bağlanmadı. Korede terapi nasıldır acaba diye bir merakınız varsa veya karşılaştırma yapmak isterseniz doktor-hasta diyaloglarını bu kitapta bulabilirsiniz.
Edebiyat
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Sehee · Nova Kitap · 20248,6bin okunma
Raven Kennedy - Özgür
Puan vermedi·592 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2025 21:20
3. kitap diğerlerine göre karakter gelişimi ve dünya inşası açısından oldukça etkileyici bir noktaya ulaşıyor. Ve belli ki bu dünya son 3 kitapta daha açıklığa kavuşacak. Yazar bize evreni damla damla veriyor. Önceki kitaplara kıyasla daha derin duygular, güçlü bir dönüşüm süreci, karakterin kendini tanıması ve sürükleyici olay örgüsüyle hikayeye bambaşka bir boyut katıyor. Kitabın nasıl aktığını anlamıyorsunuz. Bir bakmışsınız 100 sayfa gitmiş bitmiş. Bir şey net ki yazar ortalığı karıştırmaya bayılıyor. Ama sonra güzel topluyor. Hikayede öğrendiğimiz her ters köşe yazarın önceden planladığı değil de o anda aklına gelmiş bir şey gibi geliyor bana. Yine de klişelere girmiyor. Bir şeyler iyi giderken ay şimdi bi şeyler kötü olacak, şimdi her şey sarpa sarıcak beklentimizi karşılamıyor onun yerine kaosun patlayacağı sahneyi yavaş yavaş hazırlıyor. Hatta her şey bitti, mahvolduk dediğimiz yerde de bir şekilde olayı tatlıya bağlarmış gibi yapıyor. Yazar hikayeyi birden faklı kişinin açısından anlatıyor ama kendini tekrar etmiyorken son bölümü gereksiz buldum açıkçası. Aynı konuşmaları ben tekrar okumayı sevmiyorum. Keşke bunun yerine karakter olanları yine hisleriyle birlikte başkasına anlatırken okuyabilseydik. Olayların ciğer sökücü bir karmaşanın içinde değilde rahat bir nefes alınabilecek noktada bitmesine ise çok sevindim ÇÜNKÜ daha 3 kitap var ve bunlar henüz basılmadı. Serinin ilk iki kitabına puanlarım ise; Tutsak: 3/5 Saklı: 4.5/5 Şimdi aklımda tek bir soru var: Biz diğer 3 kitapta ne yaşıycaz
Edebiyat
ÖzgürRaven Kennedy · Ren Kitap Yayınları · 202480 okunma