Kaç kere okusam da izlesem de sıkılmıyorum bu hikayeden. Çok düşündüm: "Neden bu hikayeyi çok seviyorum?" diye. Cevabı aslında basitmiş. Sonunda Asya'yı kazanması gereken kişi kazanıyor çünkü (gerçek hayatın ya da günümüz dizi/filmlerinin aksine). Onu; seven, saygı duyan, kıymetini bilen biri kazanıyor. Halbuki kitap ya da film gerçek dünyadan bağımsız değilken hikayenin sonu için aynı şey söylenemiyor bence. Gerçek dünyada (çoğu zaman) kişi kendisine; kötü davranan, sevgisinin veya kendisinin kıymetini bilmeyen, saygıdan bir haber yaşayan, birçok yanlışın içinde bulunanı seçiyor. Ama bu hikayenin sonunda gerçek "sevgi ve saygı" kazanıyor. ""Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu; sevgi emekti""