Altıkulaç Lahdi veya Çan lahdi, MÖ 4. yüzyılın başlarına (MÖ 400-375) tarihlenen, günümüzde Troya Müzesi'nde sergilenen Marmara Adası mermerinden yapılmış bir lahittir. 1998 yılında Çanakkale'nin Çan yakınlarındaki Altıkulaç köyü sınırları içindeki Çingene Tepe tümülüsü olarak bilinen anıt mezarın içinde defineciler tarafından bulunmuştur. Eser, defineciler tarafından tahrip edilmiş olmasına rağmen, üzerindeki boyalı sahneler günümüze çok iyi korunarak gelebilmiştir. Yörede Perslerin hüküm sürdüğü dönemden kalma eser, 241x95x85cm boyutlarında,Greko-Pers tarzındadır.Anadolu'da Pers hâkimiyeti dönemindeki sanat anlayışını göstermesi bakımından önem taşır. Lahit MÖ 4. yüzyılın ilk çeyreğine tarihlenir.Likya'daki ünlü mezarlarla yaklaşık aynı zamanda yapılmıştır.Lahdin bulunduğu tümülüs mezarı, antik dönem Hellespont Frigyası olarak bilinen bölgede, Truva ile Daskyleion'un yaklaşık ortası sayılabilecek bir noktada yer almaktaydı ve lahit muhtemelen Hellespont Frigyası'nın bir Anadolu hanedanına aitti. Mezarda bulunan kemikler 25-28 yaşları arasında ölen, 170–175 cm boyutlarında, oldukça güçlü bir erkeğe aittir.Muhtemelen muharebe sırasında atından veya yüksek bir yerden düşmüş, uzuvlarının çoğu ezilmişti.Ölmeden önce uzuvları yanlış kaynamış bir şekilde birkaç yıl daha sakat olarak yaşamıştır. Lahdin tarihi ve detayları göz önüne alındığında, av ve dövüş sahnesinde resmedilen hanedan, özellikle Agesilaos'a karşı olmak üzere Yunanlarla birkaç kez savaşan, MÖ 395'te Daskyleion çevresini harap eden,Hellespontin Frigyası Satrapı II. Pharnabazos ile ilişkili olabilir. Dairesel bir bindirmeli tonozlu mezarda yer alan lahit,1998 yılında defineciler tarafından bulunmuştur.Kaçak kazılar sırasında büyük hasar görmüş, ancak kabartmaların büyük bir kısmı sağlam kalmıştır.1999
1000Kitap
Bilgi Paylaşıyoruz Umursamıyor, Bilgi olmamasından Yakınıyorlar
Yol kenarlarında geçerken görüp merak etmişsinizdir. Küçük bir tepeye benzeyen, belki de coğrafi bir katman sandığınız bu yapılar “Tümülüsler” yani Anadolu’nun piramitleri ,anıt mezarları olarak adlandırılır. Önemsiz tepecikleri andıran (bende öyle sanıyordum) bu anıt mezarların içerisinde tıpkı piramitlerde olduğu gibi koridorlar, mezar odaları ve ölen kişinin şahsi eşyaları bulunuyor. bu anıt mezarların hemen hepsi kadim medeniyetlerdeki krallar, prensler ve soylular için inşa edilmiş. Bu sebeple tümülüslerin içerisinde oldukça değerli tarihi eserlere rastlamak mümkün. Ancak kadim dönemlerdeki öte dünya inancının bir uzantısı olarak tümülüslerde çoğunlukla ölen kişilerin yeni hayatlarında kullanabileceği eşyalar yer alıyor. Tümülüslerde çoğunlukla tunçtan veya bakırdan yapılan kaplar, testiler, ahşap masalar, yataklar, takılar ve benzeri kişisel eşyalara rastlanıyor. Gordion’daki tümülüslerin mezar odalarının pek çoğu taştan yapılmış. Sondan bir önceki fotoğraf Ankara’da keşfedilen en büyük tümülüsün mezar odası ahşap. 1957 yılında keşfedilen bu görkemli anıt mezarın Frig Kralı Midas’a ait olduğu düşünülüyor. Milattan önce 740 yıllarında yapılan ve Büyük Tümülüs **olarak adlandırılan mezarın Gordion kentinin kurucusu ve Midas’ın babası Gordias’a ait olduğunu düşünenler de var. Gordion’daki tümülüslerin mezar odalarının pek çoğu taştan yapılmış. Ancak buradaki en büyük tümülüsün mezar odası ahşap. Yapay zekaya köyünüzde, yaşadığınız çevrede bu tarz mezarlardan var mı diye sorabilirsiniz. Gerçekten eğlenceli bir konu. Son fotoğraf Türkiye’nin en büyük Midas tümülüsünün Kral Midas mezarına giriş tüneli. Not olarak: Mezarlar devlet tarafından korunuyor, arkeolojik alan değerini koruyor dostlarım. Kazı yapmak içerisine girmek yasak !
Alıntı
Reklam
Nemrut Dağı
Nemrut Dağı tepesinde Kommagene Kralı 1. Antiochos tarafından yaptırılan bir tümülüs ve bu tümülüs etrafında heykeller bulunuyordu.Asıl ilginç olan ise bu tümülüsün nasıl yapıldığı ve heykellerin oraya nasıl getirildiğiydi. Yapılan araştırmalara göre orada bulunan heykellerin oradaki dağların kayalarından yapılmadığı başka bir yerden getirildiği bilgisiydi. Başka bir yerde yapılan bu heykeller nasıl bir teknoloji ile o dağın zirvesine getirilmişti. Aynı şekilde şaşırtıcı olan diğer bir konu ise tümülüsün yapılışıydı. Kırma taşlardan yapılan tümülüs bir piramit şeklinde olup uzaktan bakıldığında dağla bütünleşip sivri bir zirve noktasını gösteriyordu. Bugüne kadar bu tümülüsün altında neyin bulunduğu henüz keşfedilmemişti. Kâbus Gibi...
1000Kitap
tümülüs ayracı yıldıza kondu
Duygular
Sufficit huic tumulus, cui non suffecerit orbis. ("Bir zamanlar dünyanın yetemediğine, şimdi bir mezar yetecektir.") Günümüzde kayıp olan Büyük Iskender'in (MO 356-323) mezarında bulunduğu söylenen yazıt.
1000Kitap
Tümülüs: Eski Yunan ve Roma'da bir yer altı mezar odası ile bunun üzerine toprak ya da taş yığılması ile meydana getirilen yapay tepeden oluşan mezar tipi. hizliresim.com/RDXTJ9
Reklam