Burak Durmuş

Burak Durmuş
@tunayn
İKİ SES
İnsan garip bir varlık aslında. Hem kalmak ister, hem gitmek. Hem sever, hem korkar sevmekten. Bir yanıyla sessizliği ister, diğer yanıyla duyulmak için yanar. Kendini arar durur, ama bulduğu her benliğin içinde biraz yabancılaşır. Bazen kendi gölgesine bile tahammül edemez. Çünkü bilir; en çok kendinden kaçmak en zordur. Bir yanın “sabret” der, öteki “yeter artık.” Birini susturursun, diğeri fısıldar. Ve günün sonunda, her iki sesin de sen olduğunu fark edersin. Kimi gün güçlü uyanırsın, dünyayı taşıyacak gibi. Kimi gün nefes almak bile yorar. Ama hayat, bu iniş çıkışların tam ortasında saklı. Ne tamamen iyi, ne de tamamen kötü… Biraz hüzün, biraz umut; işte o karışım biziz. Ve belki de hiçbir şey değişmiyordur gerçekten, biz değişiyoruz sadece. Aynı yollar, aynı gökyüzü, aynı rüzgâr… Ama bakan göz başka artık. Kim bilir,
Edebiyat
Reklam
GÖNÜL AYNASI
İnsanın yüreği bir aynadır, içinde ne varsa dışına o yansır. Kimi taşır kinini, yüzü kararır; kimi taşır sevgiyi, sözü arınır. Gönül dardır bazen, bir dua sığmaz içine; ama bir tebessüm, dağları aşırır. Bil ki her fırtına dinmeye, her yara kabuk bağlamaya mecburdur. Yeter ki insan, kendi karanlığında ışığını unutmasın.
Şiir
Biz böyle öğrendik..
Bizim hikâyemiz yüksek sesle yazılmadı. Dağların sessizliğinde, rüzgârın yönünde, biraz da kalbimizin içinde yazıldı. Kimimiz köyde büyüdük, kimimiz şehirde kaybolduk. Ama nereye gidersek gidelim, aynı göğe baktık. Bizim gücümüz gürültüde değil, sabırda saklıydı. Bir şeyleri kanıtlamaya değil, korumaya geldik. Türk olmak büyük sözler söylemek değil; doğru zamanda susmayı bilmektir. Kimseden üstün değiliz, ama kimseye eğilmedik de. Bizi tanımak isteyen, tarih kitaplarına değil, bir Türk’ün gözlerine baksın. Orada hem hüzün vardır, hem gurur. Ve her ikisi de gerçektir.
Edebiyat
Kökünü unutma!
Kökünü unutan, rüzgârla savrulan yaprağa döner. Toprağını bilmeyen, göğü de tanımaz. Atanın kanıyla, ananın duasıyla yoğrulmuşsun; onların izini silersen, kendi yolunu da kaybedersin.
Edebiyat