İnsan garip bir varlık aslında.
Hem kalmak ister, hem gitmek.
Hem sever, hem korkar sevmekten.
Bir yanıyla sessizliği ister,
diğer yanıyla duyulmak için yanar.
Kendini arar durur,
ama bulduğu her benliğin içinde biraz yabancılaşır.
Bazen kendi gölgesine bile tahammül edemez.
Çünkü bilir;
en çok kendinden kaçmak en zordur.
Bir yanın “sabret” der,
öteki “yeter artık.”
Birini susturursun, diğeri fısıldar.
Ve günün sonunda, her iki sesin de sen olduğunu fark edersin.
Kimi gün güçlü uyanırsın,
dünyayı taşıyacak gibi.
Kimi gün nefes almak bile yorar.
Ama hayat, bu iniş çıkışların tam ortasında saklı.
Ne tamamen iyi, ne de tamamen kötü…
Biraz hüzün, biraz umut; işte o karışım biziz.
Ve belki de hiçbir şey değişmiyordur gerçekten,
biz değişiyoruz sadece.
Aynı yollar, aynı gökyüzü, aynı rüzgâr…
Ama bakan göz başka artık.
Kim bilir,