Özlem! Hiçbir yakınlığım olmayan birini bile özlüyorum. Zamanın kayıp gitmesinin karşısında kaygılanıyor, hayatın gizemi karşısında hastalanıyorum. Her gün sokaklarımda gördüğüm yüzler! Onları görmezsem kahrolurum; hiçbir şey değillerdir oysa gözümde, bütün hayatın simgesinden başka hiçbir şey.
Sabahın dokuz buçuklarında sık sık karşılaştığım kirli tozluklar takan alakasız ihtiyar? Boşu boşuna insana musallat olan milli piyangocu? Tütüncünün kapısında purosunu tüttüren şu tombul, kırmızı süratlı, ihtiyar? Ya soluk benizli tütüncü? Defalarca gördüğüm, gördükçe hayatımın bir parçası haline gelen bu insanlara "Ne oldu?"
Şu düşünen ve hisseden insan!
Evet yarın o sokaklarda geçmekten ben vazgeçeceğim, ötekiler uzak bir "Ne oldu acaba?" İle beni anacaklar.
Ve bütün yaptıklarım, bütün hissettiklerim, bütün yaşadıklarım herhangi bir şehrin sokaklarında günlük hayatta bir yayanın eksilmesinden ibaret kalacak.