Turan AKÇİÇEK

Turan AKÇİÇEK
Her tışt jı zıravi mırov jı stûri dıqete.
Puan vermedi·109 syf.·
2026 3. kitabı
İnsan olmanın kendiliğinden değil, uyum zorunluluğuyla sürdürülen bir durum olduğunu anlatan romanın anlatıcısı Yozo insanlardan korktuğunu söylerken aslında onların kurallarını sezgisel olarak anlayamamasından söz eder. Bu yüzden hayatta kalmak için maske takar... Şakacı, uyumlu ve zararsız görünmeye çalışır. "İnsanlardan korkuyordum” ve “Ben artık insan değilim” gibi cümleler Yozo’nun toplumla kuramadığı bağı özetler. Onun düşüşü ahlaki bir çöküşten çok anlaşılmamanın yavaş sonucudur. Alkol ve kendine zarar kaçış değil, var olma çabasıdır. Kitap, insanlığın kapsayıcı değil, çoğu zaman dışlayıcı olduğunu gösterir.
İnsanlar ve Duygular
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 202060,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·264 syf.·
2023 5. kitabı
·
Koku! Son zamanlarda okuduğum en garip kitaplardan biri ve en etkilisi kuşkusuz. Koku kitabının hepimizin aşina olduğu koklama duyusuna getirdiği farklı bir bakış açısının yanı sıra parfümeri kurgusu sürükleyici bir tat verdi. Fakat kitaptan aldığım mesaj varoluşçuluktur. ... Toplumdan soyutlanmış bir şekilde verdiği his en tiksinç haliyle de olsa onun özüne ait bir kokuya sahip olmaması sadece bir et parçasında öte olmadığını fark ediyor. Bir etin bile bir kokusu var; taze etin kokusu, bozulmuş etin kokusu, kızarmış ya da pişirilmiş etin kokusu... Bundan bile mahrum edilmiş bir kederle yaşamaya başladı Grenouille. Yaşıyorken yok olmanın ezici baskısı altında kalmamak için herkesin tapabileceği kokulara sahip olması gerektiği bilinciyle hareket etmeye başladı. Tanrısal bir duyarlılığa sahip burnu kendisi için en ideal kokunun ne olacağı hakkında kanaate varmış ve bunu elde etmek Grenouille'nin marifetine bırakmıştır. Grenouille en uygun kokuyu üretip herkesin varlığını kabul edeceği bir kokuyla insanlar arasında olmaya başladı. İnsan yığınlarına karışıp binbir çeşit kokunun içersinde kendine has bir kokuya sahip olmasının verdiği hoşnutluk ile bir sokaktan geçerken kenarda bütün benliği ile oyun oynayan bir çocuğa bile silik bir karartı olarak belirmek var olduğunun, insanlara bir hissiyat verdiğinin farkındalığı kadar fevkalade bir varoluş biçimi olamazdı Grenouille için. Bunu başarmak kendine has bir kokuya borçlu olmasından geliyordu. Yaradılıştan gelen bir koku değildi belki ama özgün bir kokuydu, sadece ona aitti, o sahiplenmisti. Herkes gibi bir varlık halindeydi. Her kokuyu en ince ayrıntısına kadar tanımanın yanı sıra hayatında ilk kez algıladığı kokulara sahip olmanın verdiği hırs onu aynı zamanda bir katil yapacaktı. ilk kez hissettiği bu özgün ve
İnsan ve Duygular
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2020 66. kitabı
Kuralcılık ve sıkı bir disiplinin en önemli kural olduğu welton yatılı okulunda öğrencilerin okul yönetiminin köklü kuralları çerçevesinde üniversiteye hazırlanmaktadırlar. Öğrencilerin yurt, okul ikileminde geçen tekdüze hayatları bir edebiyat öğretmeninin okullarına atanmasiyla heyecanlı, gizemli bir hal almaya başlıyor. İlk başlarda öğrencilere gülünç gelen, yadırganan öğretmen; okulun eğitim sisteminden tamamen farklı bir bakış açısıyla öğrencileriyle sıkı bir bağ kurmayı başarıyor. Bay Keating edebiyat, Şiir gibi insanı binbir düşünceye, hayale sürükleyen türlerin öneminden bahsederek şiiri ve edebiyatı hiçbir kurala bağlı ve beklenti içerisinde kalmadan özgürce söylemek, şiirin üzerimizde bıraktığı duyguyu sonuna hissetmek, o "anı yaşamak" gerektiğini savunur; Öğrencilerine kimsenin etkisi altında kalmadan kararlar almak, kişisel düşünmek gerektiğini öğretir.
1000Kitap
Ölü Ozanlar DerneğiN. H. Kleinbaum · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 202233,1bin okunma
Puan vermedi·632 syf.·
2020 48. kitabı
Miskinlik, hareketsizlik bazı zamanlarda hepimizin içine işlemiştir, hiçbir eylemde bulunmama hissine kapılmışızdır. Bu hareketsizliği kişilik haline getirmek, yaşam tarzı olarak benimsemek hatta bir ideoloji (Oblomovluk) olarak savunmak hareket eden her canlı için imkansızın ötesindedir. Oblomovluk fikri yerine getirilmesi gereken binlerce şey varken - ayakkabılarını çıkarmak dahi- hiçbir şeyi yerine getirememe, erteleme, başkalarına yaptırma hatta başkalarına bile yaptırma zayıflığını bile yaşama fikridir. Genç oblomov bu fikrin yaratıcısı, pratik karakteridir. Çocukluğunda dinamik, heyecanlı, atılgan, hayalperest biri olan Oblomov, okul çağında bir çok hedefin hayalini kurup gerçekleştirmek için büyük heyecan duyardı. Ancak zamanla yaşın getirdiği olgunluk, çevrenin duyarsızlığı, işlerin rutinliği kendisini çevrenden, bir çok hevesten koparıp kendi evine kapanmasına sebep olur. Bu kapanıklık oblomovun kişiliğinin bir parçası haline gelir, "yatamak" haricinde her şey kendisine gereksiz, eziyet vericidir. İnsanlar arasında durağanlık ya da tembellik hoş karşılanmaz, itici gelir. Kitabı okurken oblomovun tembelliğinin bulaşıcılığını hisseder, tembellik çekici gelmeye başlar. Aslında çekici gelen tembellik değil tembelliğin oblomov ve en az kendisi kadar tembel olan bakıcısına yakışmasıdır çekici gelen...
1000Kitap
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Puan vermedi·125 syf.·
2020 17. kitabı
Küçük adamlar her şeye karşı tüketme eğiliminde oldular, nerede, nasıl, ne kadar geldiğini sorgulamadan payına düşenin fazlasını tüketmeye çalıştılar. Kendilerini diğer canlılardan iki ayak üzerinde omuzlarını dikleştirerek üstün görmeye çalışırken onlardaki özellikleri çok farklı yerlere çektiler. Daha iyi düşünerek, bedenlerini daha becerikli kullanarak daha iyi kavgalar, daha büyük yıkımlar yaptılar. Üstün akıllarıyla evrende gerçekleşen bütün olayları kendilerine bağışladılar, doğadaki bütün maddelerin tükenmez istekleri, doymaz gözleri, tıkanmaz mideleri için var olduklarını hep var olacaklarını hesapladılar. Doğada binlerce yıldır en güçlünün değil, en akıllının hüküm sürdüğünü tartıştılar Küçük adamlar olarak güçlüyü vahşi, akıllıyı saygın saydılar. Ama küçük adamlar yanıldılar ya da aldatıldılar! Wilhelm'in dediği gibi: "Her defasında aldatıldığının çok geç farkına vardılar" Yazar, kitabında küçük adamların kendilerini "sürüye" kaptırdığını, gerçekliği inkâr edip "gürültüye" taptığını belirtiyor, aynı şekilde Küçük adamların birey özgürlüğünü red edip "ulusal özgürlük" "ırksal üstünlük" gibi kavramlar etrafında kendilerine bencil, çıkarcı bir dünya yarattıklarını, bu yarattıkları dünyanın bedelini kendi aralarında seçip, yüceltip, başa getirip; uğruna ölecek kadar büyüttüleri "diktatör" gibi şanlı lakaplarla süsledikleri "küçük ama büyütülmüş" adamların; küçük adamları basamak olarak gördüğü, toplumun zaaflarından, çelişkilerinden, çaresizliklerinden yararlanıp; idealleri, politikaları ile ödediklerini eleştirel bir şekilde aktarıyor. Wilhelm Reich, psikanalizm alanında geliştirdiği tedavi yöntemleri ve bilimsel alanda geliştirdiği mekanizmalar ölümüne kadar hayatını etkilemiş, ciddi eleştiriler almıştır. Küçümseyici bir "öz eleştiri" hissi
1000Kitap
Dinle, Küçük AdamWilhelm Reich · Cem Yayınevi · 202115,4bin okunma