Tende beden, bedende can taşıdıkça, bu dünyada yaşadıkça, hayat yolunun önündeki engelleri aşmaya, kaldırmaya çalışacaksın, arkadan omuz vereceksin. Başka türlü olmuyordu. Ne var ki, her omuz vuruşta, hayat arabasının tekerleği omzunu bıçak gibi yaralıyor, yara üstüne yara, derken omzu nasır tutuyor.
Ben o zaman çocuktum, insanları yaşlarına göre hep babalarım analarım, kardeşlerim sayardım. Kendimi de dünyada bir sığıntı, bir çile çekici değil, beklenen bir konuk, dünyayı da cennet sanardım.