Bir insana sevgi duyguları geliştirirse aslında o kişide kendisine ait özellikleri sever ya da onun kişiliğinde kendisini yaşayarak kendisine verilmiş olmasını istediği sevgiyi ona vermeye çalışır. Dolayısıyla bir başka insanın kişiliğinde aslında kendisini sever.
‘Ben’ ve ‘ben’ ilişkisi ise maskelenmiş bir yalnızlığın anlatımıdır.
…
Diğer insanları ancak kendi ihtiyaçları için arar. Verse de karşılığında bir şeyler almak için verir.
İlişki sorumluluğu, diğer insanlara karşı görevlerimizi biçimsel olarak yerine getirmekten farklı bir kavramdır ve bunu öğrenememiş olmanın bedeli içsel yalnızlıkla ödenir.
‘Yapamam ki!’ gerekçesiyle gerçekleştirmekten kaçındındığımız davranışların çoğu aslında yapmak istediklerimizdir. Yapmak istemediklerimiz zaten aklımıza gelmez.
En sonunda eyleme geçmek ‘zorunda’ kaldığımızda bu artık kendi seçimimiz olamaz. Kendi seçimimizin dışında sürüklenmiş olmanın bedeli ise mutsuzlukla ödenir.