İsrail’e daha yakından, tanıma odaklı ve derinlemesine getirilecek bakışlar, karşımızda “yekpare bir güç” gibi duran ve kapasitesi sıklıkla abartılan bu devletin, aslında kendi içinde bir çok hassas ve çatışmalı dengeye sahip olduğunu, dış düşman algısı olmaksızın güçlükle ayakta durabileceğini de gösterecek bize.
Bir Hristiyan olan ve 51 yıllık ömrünün 30 yıla yakın bir bölümünü İsrail işgalinin Filistin cephesinde meydana getirdiği acıları ve travmaları dünyaya duyurmakla geçiren Şirin Ebu Akle’nin yine işgal askerleri tarafından öldürülmesi, Kudüs’ün hüviyeti konusunda tekrar düşünmeye sevk ediyor bizi.