Robert Colteway, Alman bir arkeologdur ve Babil'in Asma Bahçeleri'nin peşinde kazılar yapar. Önce surları bulur ve Babil'in Asma Bahçeleri'ni bulduğunu zanneder, ama yanılmıştır. Kazılarda bulduğu 25000 tabletin hiçbirinde Babil'in Asma Bahçeleri'nin hiçbirinin ismi bile geçmez. Çünkü Babil'in Asma Bahçeleri yoktur! Ege'de zeytin ve peynirle beslenen Platon'un öğrencileri Doğu'ya gittiklerinde müthiş ve zengin bir dünyayla karşılaşırlar. Yunanistan'a döndüklerinde envai çeşit meyveleri, bahçeleri ve uygarlığı abartarak anlatırlar; gittikçe anlatılanlara daha fazla inanılmaya başlanır. Sonunda hepimiz olmayan Babil'in Asma Bahçeleri'ni dünyanın yedi harikasından biri zannederiz.
"İnsanlar pek çok şeye inanıyorlar, Efendimiz."
"Ama böyle şeylere çok inanıyorlar. Onun için de geleceğin tahmin edilebileceği iddiasının doğru olup olmadığı aslında hiç önemli değil. Bir matematikçi, hükümdarlık döneminin uzun ve mutlu olacağı, İmparatorluğun barış ve refah içinde yaşayacağı kehanetinde bulunuyorsa tabii... Bu iyi bir şey olmaz mı?"
"Bunu duymak tabii ki hoş bir şey olur. Ama bu neyi sağlar, Efendimiz?"
"İnsanlar bu kehanete inanırlarsa, buna uygun biçimde davranırlar. Pek çok kehanet, sadece inanıldıkları için gerçeğe dönüşmüştür. Bunlar ‘Kendi kendilerini gerçekleştiren kehanetler'dir..."