"İç sesim bana düşman.. "
Uzun süre duygusal işkenceye maruz kalmış insanlar manipüle edildiklerinin farkına varamadıkları gibi kendi kendilerinin de zorbasına dönüşürler. Gerçekten yetersiz, değersiz, beceriksiz, ezik, işe yaramaz, güçsüz ve zayıf olduklarına inanırlar. Mutlu ve başarılı olmayı, iyi ve güzel olanı hak etmeyi tarif edemezler, kendilerine yakıştıramazlar. Böylece yaşam içindeki hareket kabiliyetleri körelir. Çözümcü, yapıcı, onarıcı, umutlu, azimli ve mücadeleci olamazlar. İyi ve güzel olanı hak etmediklerine inandıkları gibi bunları nasıl benimseyeceklerini, nasıl deneyimleyeceklerini de bilemezler. Dolayısıyla hiç almamayı, bu yolda hiçbir arzu ve istek duymamayı tercih ederler. Eylemsiz kalırlar.
Çocukluk çağlarından beri duygusal manipülasyona maruz kalmak kişide ağır tahribatlara yol açar. Yaşamı algılama ve süzgeçten geçirme biçimleri çoğunlukla yapıcı ve onarıcı olmaz. Bu anlamda farkındalık kazanmaları ve korunma kabiliyeti geliştirmeleri her ne kadar zor olsa da imkânsız değildir.
Sonradan psikolojik manipülasyonlara maruz kalanların ve adını koyamadıkları girdabın içine sürüldüklerini hissedenlerin yaşadıkları psikolojik işkenceyi fark etmeleri nispeten daha kolay ve daha az hasarlıdır.