Galip ile beraber çıktığım bu karlı yolculukta kendimi bulamadım, kendim olamadım ama Celal’in köşe yazılarını çok sevdim. Bilhassa Göz’ü. Orhan Pamuk’un eşyalarla ördüğü o ağlar Masumiyet Müzesi romanını çok uzun süre aklında taşıdığını hissettirdi. Bunun için Hayalet Ev bölümünü okumanız yeterli. Hatta bir cümlede geçen köpek biblosunun Füsunların televizyonunun üstünde durduğunu hatırlıyor gibiyim.
Kara KitapOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202511,6bin okunma
doğduğundan beri başının çevresini bir uğursuzluk halesi gibi saran o amansız yalnızlık duygusundan, insanlara sokulamama hastalığından kurtulamayacağını anlamıştı artık; hastalığa kendini bırakıveren çaresiz hasta gibi, kim bilir hangi ücra odada, kaçamayacağı umutsuz bir yalnızlığın kollarına kendini tevekkülle bırakmıştı.