Duygusal ebeveynler parçalanmaya başlarsa, çocuklarını da kişisel yıkıma dahil ederler. Çocukları onların umutsuzluklarını, öfkelerini ve nefretlerini tüm yoğunluğuyla deneyimler.
Anne babalarının gelişimsel sınırlarını farketmedikleri için, duygusal olarak olgunlaşmamış kişilerin çocukları ebeveynlerinin içinde tam olarak gelişmiş bir kişinin saklı olduğunu ve bu kişiyle ancak ebeveynleri izin verdiği sürece bağ kurabileceklerini düşünürler.
Bu açıdan bakıldığında onların bencilliği, kendini izlemeye doyamayan birininkinden ziyade kronik acı çeken birinin kendine odaklanması gibi bir şeydir.