Öncelikle kitap okuma yolumdaki desteklerinden, okulda nadiren yaptığımız sohbetlerde düşüncelerini uzun uzuuun anlatıp diyeceklerimi unutturan(^^) ve yaptığı bu müthiş konuşmalar ile yaştaşlarımın bile ne denli yerlere ulaşabileceklerini bana gösteren Ilgın'a teşekkürler. Arkadaşım olduğun için gerçekten şanslıyım.
Harvard Üniversitesi'nde siyaset felsefesi profesörü olan Michael Sandel'ın yazdığı bu kitap olaylara nesnel bir şekilde yaklaşarak henüz bu tip şeylere kafa yormamış insanlara nerede bulunmaya yatkın olduklarını göstermeye çalışmış. Gerçek davalar ve bu davalarda jürilerin veya mahkeme üyelerini düştüğü ayrılıkları ve bu ayrılıkların sebeplerini temellendirmiş. Dünyamızın şu zamanlarında akla daha yatkın gibi gözüken liberteryenizm gibi akımları hiç bilmeyenlere çok güzel şekilde anlatmış.
Gerçek olaylar üzerinden gidilmesi okuyucu açısından kitabın anlaşılmasını çok kolaylaştırmış. Çeşitli fikir akımlarına girerken bu akımların tarihçesi ile beraber anlatılması genel kültür olarak da okuyucuyu doyuracak ve yeni alanlara ilgi duymasını sağlayacaktır. Felsefe derslerinde duyulan ve genelde o son gece ezberlenilen isimlerden John Stuart Mill, İmmanuel Kant gibi filozofların düşüncelerini böyle olaylar üzerinden okuyunca onlara olan saygının artacağı ve bu konular hakkında daha fazla kafa yorulması gerektiği anlaşılacaktır.
Kitabın anlatım şekli ise şöyle:
Olay verilmiş, temelde yatan fikirler, düşünce akımları açıklanmış, bu görüşlere itiraz ve savunmalar yapılmış. Okuyucuya; bilgi sahibi olduğu konu hakkında ve olaydan gidilerek yapılan itiraz ve savunmalar çerçevesinde kendi düşüncelerini sorgulaması, yapılması gereken doğru şeyin üzerine tekrar düşünmesi görevi kalmış.
Bu tip konular hakkında kafa yormayan kişiler için tabuları yıkan bir kitap