Safer ayının hilâli görünür görünmez, Kureyşliler esirleri haram bölgeden çıkarıp Tan'îm'e götürdüler. İki esir birbirlerini hapsedildiklerinden beri ilk defa görüyorlardı. Orada birbirlerine sabır tavsiye ettiler. Daha sonra Benî Nevfel ve beraberindekiler Hubeyb'i biraz ileriye götürdüler. Hubeyb kendisini kazığa bağlayacaklarını anlayınca, onlardan namaz kılmak için izin istedi; daha sonra iki rek'at namaz kıldı. Onun öldürülmeden önce namaz kılma geleneğini başlatan ilk kişi olduğu söylenir. Daha sonra onu kazığa bağladılar ve "İslâm'dan dönersen seni serbest bırakacağız." dediler. O şu cevabı verdi. "İslâm'dan döndüğümde yeryüzündeki her şeyi elde edeceğimi bilsem, yine de İslâm'dan dönmem." "Kendin evinde olup, Muhammed (s.a.v)'in senin yerinde olmasını istemez miydin?" dediler. "Kendim evde oturmak için Muhammed (s.a.v)'in ayağına bir diken parçası bile batmasını istemem." diye cevap verdi. "Dön ey Hubeyb!" dediler, "çünkü dininden dönmezsen seni öldüreceğiz." "Allah için ölmem hiç de önemli değil." dedi. Daha sonra şunları ekledi. "Benim yüzümü kutsal yerden çevirmenize gelince -yüzünü Mekke'den başka tarafa çevirmişlerdi.- , Allah şöyle buyuruyor: 'Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü (kıblesi) orasıdır.' Allah'ım! Burada benim selamımı senin Rasûlü'ne götürecek kimse yok, o hâlde selamımı ona sen ulaştır." dedi. O sırada Peygamber (s.a.v), Medine'de Zeyd ve diğer arkadaşlarıyla birlikte oturuyordu. Bir an Peygamber (s.a.v) vahiy aldığı zamanlarda girdiği hale girdi. Onun "Ve aleyhisselam ve rahmetullah (Allah'ın selamı ve rahmeti onun üzerine olsun.)" dediğini duydular. Peygamber (s.a.v) daha sonra "Cebrâîl bana Hubeyb'in selamını getirdi." dedi.
Sayfa 286 - İnsan Yayınları Çeviren: Nazife Şişman
"Bir kişinin aklındakini değiştirme seçimiyle bunu yapmaya ihtiyaç olmadığını kanıtlama arasında kalan neredeyse herkes kanıtlarla uğraşmak zorunda kalır."
Sayfa 107 - Yakamoz Yayıncılık 1. Baskı Temmuz 2009
"Doğru" deyince bu, zihnimde kesinlikle yanlışın tersini değil, fakat sadece en esaslı hâllerde çeşitli yanlışların birbirlerine göre durumlarını gösteriyor.
Friedrich Nietzsche