"Hey küçük çocuk lütfen, senden beni evcilleştirmeni istiyorum."
"Küçük Prens gülümsedi ve "elbette" diyerek karşılık verdi.
“Ama benim çok fazla vaktim yok, yeni arkadaşlar edinmek zorundayım. Dünya'yı tanımak birçok şeyi anlamak istiyorum"
"Tabi ki ama sadece evcilleştiğin kişiyi anlayabilirsin. İnsanların ise hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkân ismini verdikleri yerlerden hazır bir şekilde alırlar. Kendileri hazırlamazlar. Ve onların dükkânında hiç arkadaş satılmaz. Bu yüzden de onların hiç güvenilir arkadaşları yoktur. Eğer bir arkadaş arıyorsan, lütfen beni evcilleştir de sana arkadaşlık edeyim."
Kral, vakur bir şekilde küçük Prens'e doğru baktı ve ağ. zından soğuk bir tavırla şu cümleler döküldü:
"Eğer bir generale, kelebek gibi çiçekten çiçeğe uçmasını ya da bir trajedi yazmasını veya kendini bir martıya dönüştürmesini emretseydim ve general emrime uymasaydı suç kimin olurdu?"
Küçük Prens olayı hemen anlamıştı ve cevap verdi:
"Sizin olur kralım..."
"Evet... Doğru bildin... Emirler yerine getirilebilir şeyler olmalıdır. Bir kral her zaman mantıklı emirler verir. İnsanlara kendinizi denize atın diye emir vermek, bir kargaşaya yol açmak demektir. Ben emirlerime harfiyen uyulmasını isterim. Buna hakkım var çünkü ben her zaman mantıklı bir kral oldum ve dolayısıyla mantıklı emirler veririm.
Bir generalime bir kuşa dönüşmesini emrettiğimde , generalim bu emre uymazsa suç onun mudur? Hayır... Çünkü ondan imkansız bir şey yapmasını istediğim için elbetteki suç benimdir.
Düşünsenize! Henüz altı yaşındaydım ve azimle resim ler çiziyordum. Belki de ileride çok büyük bir ressam olabilecekken büyüklerimin resim yapmaktan vazgeçmem konusundaki ısrarları yüzünden sanırım artık gelecekte bü yük bir ressam olma şansımı yitirmiş oldum...
Ne hazin değil mi? :(
İki resim çizmiştim ve büyükler başarılı olmadığımı bana dolaylı da olsa anlatmışlardı.
Tabi ki bütün hevesim kırıldı ve çok üzüldüm.
(Her zaman her yerde söylüyorum, genç arkadaşlarımızın ufkunu söndürmeyin , yaratıcılığını öldürmeyin bu geri dönüşü olmayan bir hatadır.)
Enflasyon bir şekilde toplumların eski düzeni süpürüp yok etmesinin bir parçası. Öyle ya da böyle, bütün paralar değerini kaybediyor. İsa za manında yatırılan bir sente yılda yüzde 3 bileşik faiz uygulayın, sonra da günümüzde niye hiç kimsenin bu miktara bile yaklaşamadığını düşünün.
Altın kazılıyor, tasfiye ediliyor ve sonra tekrar gömülüyor. Zaman içinde, bu gezegende bulunan tüm altın stok ve rezervlerinin coğrafi entropisinin azalmaya yüz tuttuğunu görüyoruz. Altının büyük bir kısmı kasalarla toplanmış. Tüm dünyada altının saklanacağı tek ve merkezi bir yer olacağı yönünde düşünüyorum.