Esma

Kısa süren hafif bir yer sarsıntısı gibi gelip geçti ölüm. Gökyüzü yeniden maviye boyandı. Korna sesleri yeniden duyuldu.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Reklam
Savaşarak neyi ortadan kaldırmak istemişlerse, savaştan sonra o gelmişti.
Artık elinden hiçbir şey gelmediğini tövbe etmeye bile geç kaldığını anlıyor. Çünkü bazı tövbelerin ancak bazı amellerle yapılabileceğini biliyor.
Sayfa 34·Kitabı okudu
İşte, kendine ilke bellediği söz: Bir kimse zalim bir padişaha adildir derse kafir olur demişler. Ve susuyordu adil dememek için zalime.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Şehrin bir yerinde birileri ölüyor, ne korkunç! Beklenmedik ölümler beklenen ölümler apansız gelenler ağır ağır gelenler ihtar edip gelenler habersizce gelenler. Kahvede otururken ölenler bir otobüs yolculuğunda ölenler gece yatağına yatıp da kalkmayanlar vazife başında can verenler onulmaz hastalıklardan ölenler başını taş duvarlara çarpa çarpa gidenler aşk derdiyle ölenler, aşksız ölenler. Birileri hastalanmaya hazırlanıyor öksürüyorlar ya da öksürmeden şuralarında bir sızı, uzaktan, üstlerine kondurmadıkları bir sızılarla, böyle başladığını bilmiyorlar ya da bilmezlikten geliyorlar, çünkü beklemek çok korkunçtur, usul usul geleceğini bilerek ama ne zaman ölüm meleğinin kanadını açıp kendisini kapacağı anı bilmeden, bu mechul ani bilmeden beklemek. Korkunçtur.
Sayfa 10·Kitabı okudu