Bu hale geldiklerinde, bununla beraber ölümsüzlük laneti de gelir, ölemezler, çağlar boyunca yaşamak, yeni kurbanlar bulmak ve dünyanın kötülüklerini çoğaltmak zorundadırlar, zira Ölümden Dönmüşler'in beslenmesi sonucu ölen herkes Ölümden Dönmüş olur ve kendi türleriyle beslenirler. Böylece çember, suya atılan bir taşın yarattığı dalgalar gibi, gittikçe genişler. Dostum Arthur, eğer zavallı Lucy ölmeden önce o öpücüğü alsaydın; ya da yine, dün gece ona kollarını açtığında onu öpseydin, öldüğünde, Doğu Avrupa'daki deyişle '𝘯𝘰𝘴𝘧𝘦𝘳𝘢𝘵𝘶' olacaktın ve bizi böylesine dehşetle dolduran Ölümden Dönmüşlerden üretmeye devam edecektin.
Sayfa 243 - Nosferatu = Kutsanmamış, lanetli; veba taşıyıcı anlamlarında bir kökten gelmektedir. Hastalık ve felaket getiren anlamındadır. Tarihte Vampir anlamına evrilmiştir.·Kitabı okudu
Orada yatarken, Lucy'nin kâbusu gibiydi; sivri dişler, kan lekeli şehvetli ağzı —insanı ürpertiyordu— Lucy'nin tatlı saflığının şeytani bir taklidi gibi, şehvetli, günahkâr görünüşü.
Sayfa 242 - Saflık ve Kötülük zıtlığı·Kitabı okudu
"Tanrım! Tanrım! Tanrıml" dedi. "Biz ne yaptık, bu zavallı şey ne yaptı ki, böyle acılarla kuşatıldık? Eski pagan dünyadan gelen kader hâlâ aramızda mı ki böyle şeyler, hem de bu şekilde olmak zorunda? Bu zavallı anne, hiç bilmeden ve en iyisini arzu ederek kızının bedenini ve ruhunu kaybetmesine sebep olacak böyle bir şey yapabiliyor ve ona söyle-memeliyiz, onu uyarmamalıyız bile, aksi halde ölür ve sonra ikisi de ölür. Ah, nasıl da tuzağa düştük! Tüm şeytani güçler nasıl da bize karşıl"