Kendi lisanımızın malı olmayan harflerle ne kadar müşkükata uğradığımızı ve çocuklarımız başka bir lisana ait harflerle yazılarımızı okumak için ne derecelerde zorluk çektiklerini herkes bilir.
Hüseyin Kazım Kadri / 1911
Eski Türk alfabesinin unutulup bu lisanların Arap harfleriyle yazılması bugün Musevilerin bir türlü unutamadıkları İspanyolcayı, İbrani harfleriyle yazmalarına benzer.
Hüseyin Kazım Kadri / 1911
"Efendilerim!
Yazımız fenni değil ve kolay okunmuyor. Yazımız şu halleriyle gâh yarım hiyeroglif, gâh bütün hiyeroglif, gâh bundan da öte bir şey... Ne bileyim, bir kargacık, burgacık..."
Yazar ve Siyasetçi Hakkı Bey / 1911
İlk resmi teşebbüs 1909'da Maarif Nezaretinde kurulan İmla Komisyonu ile yapıldı. Yarı resmi bir teşebbüs de Recaizade Mahmut Ekrem Bey'in öncülüğü ile 1911'de kurulmuş olan Islah-ı Huruf Cemiyeti adlı dernekçe yapılmıştır. ...Arap elifbasının yazılış ve öğrenilişteki güçlükten söz edilerek, bu müşküllerin de ilmi bir surette halledilmesinin "en önce düşünülecek bir emr-i ehem" olduğu yazılmıştır.
"Söylemeliyim ki ırkımız, sair hususlarda olduğu gibi lisanca da büyük bir feyiz ve terakki ibraz edememiştir. Halbuki gerek dilimizin, gerek edebiyatımızın terakkisine şiddetle muhtacız. Bunları ilerletmedikçe millet ve devlet olmak itibarıyla asla bir adım atamayız. Hurufatımız berbattır. Bu harflerle biz işimizi göremeyiz. Bunlar yetersizdir. Harflerimizin noksanından, bir işe yaramadığından, gayriilmi bulunduğundan burada bahsetmeyeceğiz. Yalnız şurasını söyleyeceğiz ki; bu harfleri ve bunlarla yazılmış ibaratı halk kolaylıkla öğrenemiyor. Bu hâl terakkiyatımıza mani oluyor. Ahalide tahsil ve aydınlanma arzusunu söndürüyor. Onun için ıslahat-ı huruf gibi boş, vahi tedbirlere müracaat edeceğimize bir saat evvel kemal-i cesaretle Latin harflerini kabul etmeliyiz."
Yazar Cemal Nuri / 1912