Reşat Nuri, Bursa Erkek Lisesi'nde öğretmenlik yaptığı 1917 yılında bir gün lşıklar Askeri Lisesi'ne ders anlatmaya gider. Lisenin yakınında Zeyniler isminde bir köy vardır. O köye ziyarete gittiğinde Feride adında küçük, tatlı bir kızla tanışır. Oradan oraya zıplayan kıza "Çalıkuşu, düşeceksin, dur!" diye hitap eder. işte o an, yazar için ölümsüz bir serüvenin başlangıcı olacaktır.
Bu ziyaretin tesiri altında kalan Reşat Nuri, İstanbul'a döndüğünde "İstanbul Kızı" adını verdiği 4 bölümlük bir piyes yazar. Eserde Zeyniler'de gördüğü Feride'nin hayatını Anadolu insanın ruhuyla buluşturur. Eserini Dârülbedâi'ye (şimdiki adı istanbul Şehir Tiyatrosu) sunar. Ancak heyetin Anadolu gerçeği konusunu beğenmemesi üzerine eser reddedilir.
Reşat Nuri'nin eseri Ağustos-Aralık 192I tarihleri arasında Vakit Gazetesi'nde "Çalıkuşu" adıyla tefrika edilir. İsmin nereden geldiğini anlatmaya lüzum yoktur sanırım. Kurtuluş Mücadelesi veren toplum, İstanbul'dan Anadoluya göçen Feride'nin mücadelesini -Çalıkuşu'nu- çok beğenir. Türk milleti için umut olan bu eser, Türk Edebiyatını İstanbul`dan Anadolu'ya taşır.
Reşat Nuri, 4. Baskıdan sonra 1937'de eseri estetik ve içerik bakımından revize eder; bazı yerlerini çıkarır, eklemeler ve değişiklikler yapar, nihai halini Yedigün gazetesinde yayımlatır. Yazarların hayatını incelemeyi seven bir okur olarak, eseri okurken tesadüf ettiğim, yazarın hayatından derin izler taşıyan detayları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çalıkuşu Feride'nin ve yaşadığı Zeyniler Köyü'nün yazarın gönlünde nasıl yer ettiğinden bahsetmiştik. İzmir San Joseph Lisesi'nde okuyan yazar, eserinde Feride'yi de Fransızca ana dilli okulda okutur ve kendi yaşadığı atama zorluğunu Feride üzerinde de anlatır. Askeri tabip olan babasının hatırasını, eserde Feride"yi ve namusunu