‘’Suç, toplumsal düzenin bozukluklarına karşı bir protestodur.’’ cümlesiyle yola çıkılmış ‘’İnsan bazen öyle bir sınıra gelir ki, aşamaz mutsuz olur; aşar, bu kez belki daha mutsuz olur!’’ cümlesiyle devam eden bi olay örgüsü.. Açıklayacak olursak toplumsal düzensizlik, ekonomik eşitsizlik, adaletsizlik insanı öyle bi sınıra getirir ki bu bazen kişinin bir suçu kendi kafasında meşrulaştırmasına kadar varır. Bu sınırın berisinde duran insan mutsuzdur. Hayatın zorluklarını, saçmalıklarını görür çıkış yolu arar. Aşmak için karşısında beliren şey bazen bir suçtur.. İşlemesi gerektiğine inanırsa bazen bu suçu da işler ve kısmen aşmış da olur..Peki ya sonrası.. Mutlu olabilir mi bu yeni durum içerisinde? İstediği hayatı elde etmiş midir? Kitap bana Baba filmini çok anımsatır..Orda da 20. yy başı Amerika’sında kendi halinde yaşamaya çalışan bir adam, karşısına çıkan bozukluklara karşı suça karışır ve bu dünyada alabildiğine yükselir.. Günün sonunda bir evladı katledilir, bir diğeri katil olur, kendisi vurulur ve bir gün gelir bu durumun psikolojik çöküntüsü altında çok da mutlu olmayarak bu dünyadan ayrılır. Raskolnikovun da, benzer bir süreçle, günün sonunda, çok da mutlu olmayacağı bi sonla aramızdan ayrılışı gibi..Keyifli okumalar..