Uğur HASPOLAT

Uğur HASPOLAT
@ugurhas
Hukuk Devleti
Nasıl insanlardı bunlar? Neden söz ediyorlardı? Hangi resmî makamdandılar? K., bir hukuk devletinde yaşıyordu, her yerde barış ve huzur vardı, tüm yasalar yürürlükteydi, kimdi bu durumda evini basma cüretini gösteren?
Sayfa 33 - Can Yayınları - Çeviri: Ahmet Cemal·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kafka, Dava ve gerçeklik (Ahmet Cemal'in ön sözünden)
Kafka'nın burada anlatmak istediği, K.'nın aslında "zaten yaşam ya da dünya tarafından tutuklanmış, fakat bunun bilincine hiçbir zaman varamamış oluşudur." Bu, her insan için geçerli olan bir konumdur. Dava'da yer alan bütün ayrıntılar, bu tutukluluğun kanıtlarıdır. Bu bağlamda romandaki mahkeme süreci, yaşam süreciyle eşanlamlıdır; yaşam tarafından tutuklanmış olmaya bir son verme girişimi, yani elde edilecek mahkûmiyet, tutuklulukla birlikte yaşamın da son bulması anlamına gelecektir. Daha soyut anlatıldığında bu, dünya ile yaşayamayan bir Ben'in, dünyasız yaşama olasılığını seçmesi demektir; ama dünya, yaşamanın onsuz olunamaz koşulu niteliği taşıdığından, sözü edilen olasılığın seçilmesi yaşamın yitirilmesine yol açmaktadır. Kafka'nın kahramanını istemediği dünya, en başta sözünü ettiğimiz "korku çağı"nın dünyasıdır.
Sayfa 24 - Can Yayınları - Çeviri: Ahmet Cemal·Kitabı okudu
Edebiyat
Kafka, Dava ve gerçeklik (Ahmet Cemal'in ön sözünden)
Bir dostuna yazdığı, 9 Kasım 1903 tarihli bir mektubunda Kafka, insanın insandan kopukluğunu şöyle dile getiriyor: "...Ormanda yolunu yitirmiş çocuklar gibi terk edilmişlik içersindeyiz. Önümde durup bana baktığında, ne sen benim içimdeki acıları anlayabiliyorsun, ne de ben seninkileri. Ve senin önünde kendimi yere atsam, ağlasam ve anlatsam bile, biri sana cehennemi sıcak ve korkunçtur diye anlattığında cehennem hakkında ne bilebilirsen, benim hakkımda da ancak o kadarını bilebilirsin..."
Sayfa 22 - Can Yayınları - Çeviri: Ahmet Cemal·Kitabı okudu
Edebiyat
Kafka, Dava ve gerçeklik (Ahmet Cemal'in ön sözünden)
"Bir yandan dünya ile, örneğin korkunun belirlediği böylesine büyük bir gerilim ilişkisi içinde bulunmak, öte yandan da özellikle bu gerilimi asıl benliği diye olumlamak, belki de sanatçılığın bir koşuludur. Çünkü koşulun yalnızca birinci bölümünü yerine getiren, kendi adımlarını her şeyin ölçütü kılma ve kendi yolunu yeni dünya niteliğiyle savunma gücünü bulamayan, adımlarını dünyaya uyduramaz. Böylesinin sonu ancak delilikle noktalanacaktır. Koşulun yalnızca ikinci bölümünü yerine getiren ise kendisiyle ve dünyayla bütünleşecek, böylece de, kendine özgü bir dünya yaratmak bir yana, dünya üzerine söyleyecek hiçbir şeyi olmayacaktır. Kafka ise koşulun bütününü yerine getirmiştir. Kendisiyle dünya bağdaştırılamaz karşıtlıklar konumundayken, o özellikle bu bağdaşmazlığı bir bütüne dönüştürebilmiştir." (Jürg Amann: Franz Kafka, eine Studie über den Künstler, R. Piper & Co. Verl., Münih 1983.)
Sayfa 20 - Can Yayınları - Çeviri: Ahmet Cemal·Kitabı okudu
Edebiyat
Kafka, Dava ve gerçeklik (Ahmet Cemal'in ön sözünden)
"Mektupların arasında en güzel olanları (...) 'korkuma' hak verdiklerin ve aynı zamanda da bu korkuyu çekmek zorunda olmadığımı açıklamaya çalıştıkların. Çünkü her ne kadar bazen 'korkumdan' rüşvet almışçasına onu savunuyor gibi gözüksem de, ruhumun derinliklerinde bu korkuya büyük bir olasılıkla hak veriyorum, dahası o korkudan oluşuyorum ve o korku, benim en iyi yanım. Ve benim en iyi yanım olduğu için de belki sevdiğin tek yanım. Çünkü onun dışında sevilmeye değer bir yanım yok. ama bu korku, sevilmeye değer."
Sayfa 20 - Can Yayınları - Çeviri: Ahmet Cemal·Kitabı okudu
Edebiyat