Kafka'nın burada anlatmak istediği, K.'nın aslında "zaten yaşam ya da dünya tarafından tutuklanmış, fakat bunun bilincine hiçbir zaman varamamış oluşudur." Bu, her insan için geçerli olan bir konumdur. Dava'da yer alan bütün ayrıntılar, bu tutukluluğun kanıtlarıdır. Bu bağlamda romandaki mahkeme süreci, yaşam süreciyle eşanlamlıdır; yaşam tarafından tutuklanmış olmaya bir son verme girişimi, yani elde edilecek mahkûmiyet, tutuklulukla birlikte yaşamın da son bulması anlamına gelecektir.
Daha soyut anlatıldığında bu, dünya ile yaşayamayan bir Ben'in, dünyasız yaşama olasılığını seçmesi demektir; ama dünya, yaşamanın onsuz olunamaz koşulu niteliği taşıdığından, sözü edilen olasılığın seçilmesi yaşamın yitirilmesine yol açmaktadır.
Kafka'nın kahramanını istemediği dünya, en başta sözünü ettiğimiz "korku çağı"nın dünyasıdır.