Teslim olduğumuzda, olayları şemamızla uyumlu olacak şekilde çarpıtırız. Şemamız tetiklendiğinde güçlü hislerle tepki veririz. Şemamızı güçlendiren eşler seçer, bu tür deneyimler yaşarız. Şemamızı yaşatırız.
Duygusal yoksunluğu olan danışanlar terapi için geldiklerinde, yalnızlıklarını da beraber getirirler. Üstelik seans bitip onlar ofisten çıktıktan sonra bile bu yalnızlık bizimle kalır. Bu durum boşluğun, duygusal olarak bağlanamamanın getirdiği bir niteliktir. Bu insanlar sevgiyi tanımayan insanlardır.
Makale, kadınlar ve erkeklerin iletişim sorunları yaşamalarının asıl nedenini doğuştan farklı olmaları olarak belirtiyordu. Erkek çocuklar büyürken, kamyonlarla oynuyorlar ve hedeflere ulaşmayı öğreniyorlar. Bunun aksine, kız çocukları büyürken bebeklerle oynuyorlar ve duyguları hakkında konuşmayı ve birbirleriyle duygusal bağlar geliştirmeyi öğreniyorlar.
Ah bu yalnızlığım, ah dibe kazılmış çukur!
Ellerimde ne var ki, otur dövün hayal kur.
Parmaklar arasında bembeyazdır saçlarım,
Sebebini hiç sorma hep çatıktır kaşlarım.