Ümit Kutbay

Ümit Kutbay
Aydın
85 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
“Ülke insanının çoğunluğunun eğitimden yoksun bırakılmış olması bir cinayettir. Devletin kendi kendini yok edişi, intihar etmesi demektir.”
Sayfa 88·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Puan vermedi·110 syf.··
2025 62. kitabı
“Çocuk yetiştirmek sadece aile içindeki bir mesele değildir. Bu bir toplum ve devlet meselesidir.” Grigoriy Petrov’un bu cümlesi, ahlaki bir öğüt olmasının yanında aynı zamanda bir medeniyet reçetesi. Beyaz Zambaklar Ülkesinde, bir ulusun yeniden doğuşunun hikâyesidir. Ama sadece Finlandiya’nın değil; aslında insanlığın, hatta bizim gibi “uyuyan” toplumların uyanış hikâyesidir. Petrov’un dili yalın ama etkileyici. Süslemeden, doğrudan kalbe dokunan bir anlatımı var. Kitap bir roman değil ama roman gibi okunuyor; bir tarih kitabı olmamasına rağmen tarihin izlerini taşır. Bu yönüyle didaktik bir yapıt olsa da kuru bir öğretiye dönüşmüyor. Kitaplıklar Petrov’un anlatımı yer yer şiirselleşiyor: “Bataklıklardan zambaklar yetiştirmek, pisliğin içinden güzelliği çıkarmaktır.” Bu metafor, Finlandiya’nın bataklıklarından doğan bir uygarlığın simgesi aynı zamanda, insanın kendi içindeki karanlıktan kurtulma çabasıdır. Kitap, 19. yüzyılın sonunda Rus egemenliği altında ezilen Finlandiya’nın bağımsızlık öncesi dönüşüm sürecini anlatır. Petrov’un gözünde Finlandiya, “küçük ama büyük ruhlu” bir millettir. O dönemdeki siyasi duruş, bir direnişten çok, bilinçli bir yeniden inşadır. Eğitimle, ahlakla, çalışkanlıkla bir ülke yeniden ayağa kalkar. Petrov, siyaseti bir savaş alanı olarak değil, bir hizmet alanı olarak tanımlıyor: “Siyaset, halkın kalbinde sevgi uyandırmıyorsa bir değeri yoktur.” Bu yönüyle eser, sadece Finlandiya’nın değil, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin de ilham kaynağı olmuştur. Nitekim Atatürk’ün bu kitabın orduya ve okullara dağıtılmasını istemesi tesadüf değildir. Petrov’un “aydınlanma” reçetesi, bilimin rehberliğinde şekillenir. Finlandiya’nın yeniden doğuşunu sağlayan unsur, ne zenginliktir ne de güç; bilgi ve eğitimdir. Kitapta sıkça vurgulanan; bir
1000Kitap
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Araf Yayınları · 2012124,6bin okunma

Ümit Kutbay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·110 syf.··
2025 62. kitabı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,6bin okunma
“Kelimesiz konuşanlar tanır birbirini”
Sayfa 14·Kitabı okudu
Alıntı
Sus Pus Gri
Puan vermedi·88 syf.··
2025 61. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 18:23
Bir sabah uyandığınızda her şeyin — zamanın, rengin, sesin — griye dönmüş olduğunu hissetmek… Yazar Zeynep Ebla Ceylan’ın “Sus Pus Gri” isimli eseri bu hissin kitabı. Birkaç yıl önce, pandeminin etkilerinden sıyrılmaya çalışırken, Aydın yürütücülüğünü yaptığım Kitap Ağacı isimli kitap kulübümüzde konuşulmak üzere bir kitap tavsiye edildi. “Var mıydık?” isimli kitap, on bir kadının bir araya gelerek oluşturduğu bu eserdi. Zeynep Ebla Ceylan ve arkadaşlarını bir oturumumuzda misafir ettik. Kitaba dair söyleşimizde birçok güzel konuya değindik. Yazma serüvenlerini ve bir araya gelme amaçlarını dinledik. Zeynep Hanım’la aynı öykü yarışmasına katılmış olduğumuzu da orada öğrendim. Efeler Belediyesi’nin düzenlemiş olduğu “Kadın Temalı Öykü Yarışması”nda ikimizin öyküsü de yayımlanmaya değer görülen seçki de yer almış ve bu öyküler “Kadına Değsin Sesimiz” ismiyle yayımlandı. Aynı kitapta öykülerimizin olması benim için de ayrı bir gurur kaynağı oldu. Hemen akabinde yayımlanan ilk romanı “Sus Pus Gri” ile tekrar kitap kulübümüzde ağırlamak büyük keyifti. Bu yazımda kitap ile ilgili değerlendirmelerimi toparlamaya çalışacağım “Sus Pus Gri”, her biri kendi yalnızlığıyla buluşmuş, kendi sesini bulmayı bekleyen üç farklı erkeğin dünyasına davet eden bir metin. “Yüreğimden başka taşıyacak yüküm yok” cümlesiyle, satırlarının arasında, suskunlukların içinde yükselen bir ifade aratıyor. Sade ama aynı zamanda örülü dili, Ceylan’ın deneysel çalışmalarında bütünlemiş gibi… Örneğin; “Kelimeler vurdu belleğinin duvarlarına” cümlesi tek başına bir atmosfer kuruyor. Bellek, duvar, kelime; sessiz ama yoğun. Bilinç akışı tekniği ve kelime oyunlarıyla örülü metin, geleneksel roman yapılarından uzak bir anlatı sunmuş. Olumlu yönleri arasında; özgün dil kullanımı, samimi anlatım tonu
1000Kitap
Sus Pus GriZeynep Ebla Ceylan · Edebiyatist Yayınevi · 20257 okunma