Çocuğunu " gücün" büyütenler çağından geçtik biz...
El örgüsü pantolonların dizlerinde çimen yeşili..
Evdeki nizah sonrası elde çitilerlerdi..
Radyoda maç keyfini gördûk dönüşümlû..
Gurbetçilerin ellerinde rengarenk boya kalemleri..
Fırıncılar pedallı arabalarda bırakırdı ekmeği..
Kokuları kendilerinden önce haberci..
Doyardın..
Bu kadar çokluk yok muydu ne?
Bu kadar çokluğun içinde yoksunluk da yoktu ama..
Yerli malı haftası , yediğimiz kestaneler buram buram yurtseverlik..
Tonton kalem sallamalarıyla dışa açılıyordu piyasa..
Her mahallede bir zengin olacak dediler
Çöp tenekelerine sarkmış bir yığın..
Bir şarkı' nın en acı cûmlesini arıyorlar..
'Hani benim gençliğim nerde?'
Hep yalanlarla avuttular bizi
Fakire maketten evler sattılar gazetelerde
Burjuvazi dikerken manzaraya nazır gökdelenleri..
Yıllar gecse de üstünden
Bitmedi o büyük çelişki..
Atanamadım diye kendini asmış öğretmen kız..
Sokakta birbirini gırtlaklamış karton koliler için iki genç, biri tinerci..
Acı ki suskunluğumuzmuş büyüyen biz büyüdükçe..
Yılgınlık ki yapış yapış herkesi sarmış..
Yenildik diyor gibi suskun suratlar..