Ub apkit arkiha.
13-3-2-21-1-1-8-5
Robert bul.
Evet evet bu incelemeye bende bir anagram ile başlamak istiyorum. Ve bulunmasını istediğim değil bulmasını istediğim kişi romanımızın baş karekteri Robert Langdon.
Hikayemiz Fransa'nın göz bebeğinde Paris'te , dünyanın en büyük müzelerinden biri olan Louvre'de geçiyor.
Müzeyi bu kadar meşhur yapan en önemli unsurlardan biri de şüphesiz dünyanın en çok bilinen tablosunun Mona Lisa'nın orda bulunmasıdır.
Müze müdürü bir akşam ansızın bilinmeyen bir -hayalet- kişi tarafından öldürülür ve cesetin yanında bilinmeyen bir kaç işaret vardır.
Bu esrarengiz işaretlerin gizemini çözmek elbette simgebilimcimiz Robert'a ve yanında bulunan kriptoloji uzmanı Sophie düşer. Gizli işaretleri çözmeye başlayan Robert ve Sophie bu işaretlerin kendilerini doğrudan Mona Lisa'ya oradan ise türlü türlü Da Vinci eserine götürdüğünü görürler ve böylelikle sır perdesi yavaş yavaş aralanır ve tarihin en büyük sırlarından birisinin gün yüzüne çıkma hikayesi başlar.
Birbirinden esrarengiz semboller ve anlamaları, bilmeceler, işaretler gizli tarikatlar, tarih, din, mabet... ve hepsinin götüreceği en son nokta KUTSAL KÂSE.
Peki Robert ve Sophie bu macera ve gizemli yolun sonunda kâseye gidebilecekler midir?
-Hikayenin kurgusu oluşturan- "Nedir bu kutsal kâse?'' diye sorup yanıp tutuşan kriptoloji uzmanımız ve biz yardımına yine Robert koşuyor. Böylelikle resimden müziğe; hristiyan tarihinden paganlara, kutsal ayinlerden kutsal pazarlara, mezheplere ve sebeplerine, Meryem ile İsa'nın soyuna uzanan bu macerayı hepimize bolca tarih bilgisi ile açıklayarak eğlenceye ortak olmamızı sağlıyor.
-Roman son derece sürekleyici ve etkileyici lakin sürükleyiciliği sadece hikayesinin ve kurgusunun başarısında değil aynı zaman içerdiği tarih ve sanat bilgisinde
Faukman hâlâ başını iki yana sallıyordu. "Ama yazılan bunca kitaba rağmen, bu teori neden bilinmiyor ?"
" Bu kitaplar yüzyıllar boyunca oluşan tarihle yarışamazlar, özellikle de bu tarih tüm zamanların en çok satan kitabı tarafından onaylanmışsa."
Faukman'ın gözleri büyümüştü. "Bana Harry Potter'ın Kutsal Kâse'den bahsettiği söylemeyeceksin değil mi ?"
"Ben İncil'den bahsediyorum."