"Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” (Buhârî, Îmân 7; Müslim, Îmân 71-72.)
Başkalarının yalanıyla kendi güzelliğinin sarhoşu olup kendini kandıracağına, inandığın doğruların hakkını verip samimiyetle yaşayarak; başkalarını, kendinin değil gönül verdiğin derdin sarhoşu ve müptelası eyle.
Nasihat etme, nasihat ol. Söylemeyi bırak eylemeye bak...Kendine dinletemediğin güzelliği başkasına söylesen ne fayda? Eylediğin söylediğinle bir değilse, sözünü kulaklar işitir belki ama dinleyenlerin kalpleri meramına sağır olur. Öyle bir kemâlât sahibi ol ki, hâlini gören sağırlar senden nasihat alsın.